Kullandığınız kelimeler çok önemli!

İnatlaşmalar, tutturmalar, fiziksel zarar vermeler, sebepsiz yere ağlamalar ve tutarsız davranışlar, ebeveynin çocuğa hemen müdahale etmesine ve çocuğun bu davranışlarını düzeltmeye çalışmasına sebep olur. Bu esnada çocuğa karşı kullanılan tüm olumsuz sıfatlar ve tanımlamalar, zamanla çocuğun artık sürekli bu olumsuz tanımlara uygun davranmasına ve dolayısıyla buna paralel bir kişilik geliştirmesine neden olur. Daha da kötüsü, çocuk kendine atfedilen bu yakıştırmaları ne kadar çok duyarsa, duyduklarına uygun davranma sıklığı da o kadar artar.
 
Bir çocuk çevresinden sürekli, “babası gibi inatçı”, “dayısı gibi kavgacı”, “kardeşinden daha huysuz” vb. gibi kendisiyle ilgili söylenen olumsuz sözleri ve yakıştırmaları çok sık duyuyorsa, işte o zaman genetik özellikleri sanki kişilik özelliklerini belirledi diye düşünürüz. Oysa bu sözlerimiz çocuğu gerçekten o kişiler gibi yapar. Bir çocuk çevresinden sürekli; “boşuna meyve vermeyin yemez”, “bir mamayı iki saatte bitiremez”, ”yemek saatleri bizim için eziyet olur” gibi sözleri duyuyorsa, muhtemelen yemekle sorunu olan bir birey özelliği taşıyacaktır.
Bir çocuk aynı sıklıkta çevresinden kendisiyle ilgili olumlu tanımlamalara maruz kalıyorsa da, olumlu kişilik özellikleri geliştirecektir. Özellikle okul öncesi dönemde gelişim döneminin gereği olarak çocuk olumsuz davranışlar gösterdiğinde ebeveynin asıl tutumu, olumsuzlukları mümkün olduğu kadar görmemezlikten gelip, olumlu en küçük davranışa hemen ilgi göstermek olmalıdır.
 
Çocuk olumlu davranışlar sergilediğinde daha çok ilgi görüyorsa olumlu davranışlarını artırmaya başlayacaktır. Çocuğumuza olumsuz tutum ve davranışlarından dolayı tepki gösterirken,“hayır”ı çok ekonomik kullanmalıyız. Çocuk gerçekten de ve sadece çok önemli ve hayati konularda ebeveyninin tepki gösterdiğini görürse, buradaki tutumun ciddiyetine daha çok inanacak ve kendini daha fazla güvende hissedecektir. Ancak ebeveyn olarak çocuğu bu yaşta, bu kadar pof poflamanın çocuğu şımartacağını düşünürsek ve çocuğu gereksiz sınırlamaya kalkışırsak hem çocuğun doğal merak duygularına ket vurmuş, hem de kendini toplum içinde ortaya koymaya çalışan çocuğu ya pasifize etmiş, ya da öfkelendirmiş olacağız.
 
Çocukların en önemli ve etkili öğrenme yolları öncelikle anne ve babalarını izlemek, onların yaptıklarını taklit etmektir. Çocuklarımızın olumlu davranış geliştirme özelliklerini geliştirmelerini istiyorsak, aslında sadece onlara doğru model olmak yeterlidir.
Asıl olan, ebeveyn olarak çocuğumuzun yaşlarına göre gelişim özelliklerini takip ederek, bu dönemler ortaya çıkabilecek sıkıntıların geçici olduğunu bilmek, biraz sabretmek ve çocuğumuz için her koşulda bize güvenebileceği bir ortam yaratmaktır.
Bu ortamda; çocuk sorularına cevap alabiliyor, kendini doğal olarak ifade ettiğinde engellemelerle ve yargılamalarla karşılaşmıyor. Duygusal ve fiziksel şiddet görmüyor ve ebeveyniyle yeterli ten teması içinde koşulsuz sevgiye maruz kalıyorsa kendine güvenen, kendini seven, dolayısıyla çevresine de sevgi ve anlayışla yaklaşan, var olan potansiyelini de en iyi şekilde kullanan bir birey olacaktır.
Uzman Psikolog Özlem Özden Tunca
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title