Uzmanlara göre Türkiye’de hala geleneksel doğum kontrol yöntemleri uygulanıyor ve bilinçlenmeye ihtiyaç var. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru ayrıca ertesi gün hapının ayda 1 kereden fazla alınmaması gerektiğini belirtiyor.
Doğum kontrolü uygulanmadığında ortaya çıkan istenmeyen gebeliklerin, aslında tüm gebeliklerin yüzde 25-30 gibi bir bölümünü oluşturduğunu söyleyen Prof. Dr. Buyru, bunun hem ailevi açıdan hem toplumsal açıdan bir takım problemlere yol açabildiğine vurgu yaptı.
Prof. Dr. Buyru, “Doğum kontrolünde geleneksel yöntemler var. Bunlar hiçbir zaman gerçek doğum kontrol yöntemi değildir ve koruyuculuğu da tartışılır. Her zaman istenmeyen bir gebelik ile karşı karşıya kalmaları söz konusu olabilir. Burada üzülerek belirteyim ki ülkemizde en sık başvurulan yöntemler bunlar. Güvenilir yöntem deyince en çok kullanılması gereken doğum kontrol ve spiral uygulanmasıdır. Doğurganlığını tamamlamış çiftlerde tüplerin bağlanması da olabilir. Bunlar yüzde yüze yakın oranda gerçekten korunma sağlayan yöntemlerdir. Ama nedense korkular nedeni ile ilaçların yöntemlerin bir takım yan etkileri nedeni ile çiftler ya bu yöntemlere hiç başvurmuyorlar ya da başvurduktan sonra yarıda bırakıp geleneksel yöntemlerle korunmayı amaçlıyorlar, bu nedenle istenmeyen gebelikler ortaya çıkabiliyor.
SPİRAL VE DOĞUM KONTROL HAPI ETKİLİ BİR YÖNTEM
Prof. Dr. Faruk Buyru, spiral ya da doğum kontrol hapı kullananlarda gebelik oranının yüzde 1’in altında olduğunu ifade ediyor.
Oran olarak bakacak olursanız, Türkiye’de doğurganlık çağındaki kadınların yüzde 5 kadarı doğum kontrol hapı kullanıyor. Bazı toplumlarda bu rakam yüzde 50’lere çıkabiliyor. Örneğin Almanya’da çok sık kullanılıyor. İran ve Mısır’da bile bizden daha çok doğum kontrol hapı kullanıldığını söylemek mümkün. Spiral kullanma oranı biraz daha fazla. Biraz daha uzun süreli korunma sağladığı için. Ama o da istenilen oranlarda değil.
Prof. Dr. Faruk Buyru, doğum kontrol yöntemi olarak, hangi yöntemin hangi kişiye uygun olduğunun belirlenmesi için kadın doğum hekimi ile ya da aile hekimi görüşmesi gerektiğini kaydediyor. Tabi bir takım ön koşulları var, geçirmiş olduğu hastalıklar, aileden gelen bir takım hastalık riskleri bunların hepsini göz önüne alıp ona başvurmak gerekir.
“KISIRLIK ORANINI ARTIRMIYOR”
Doğum kontrol haplarının çok da sık olmayan damar tıkanmaları 10 binde 5’lik, 10’luk rakamlarda görülen yan etkileri var. Toplumda kullanılmamasının nedeni acaba bıraktıktan sonra çocuk sahibi olabilir miyim kısırlık yapar mı veya kanser riskini artırır mı diye düşündüklerinden. Fakat bunun cevabı artık bugün net olarak veriliyor. Doğum kontrol yöntemi olarak hap kullanılması kısırlık oranını artırmaz kanser riskini artırmaz, tam tersine rahim içi ve yumurtalık kanseri gibi bir takım hastalıklar doğum kontrol hapı kullananlarda çok daha az görülüyor.
“ERTESİ GÜN HAPI” İYİ BİR YÖNTEM DEĞİL
Prof. Dr. Faruk Buyru, Türkiye’de ertesi gün haplarının da kullanıldığını belirtiyor. Bu yöntem ilk 72 saat içinde korunma sağlayabiliyor. Ne kadar geç uygulanırsa koruyuculuğu o kadar azalıyor. Yan etkileri doğum haplarından çok daha fazla. Ertesi gün hapları adet düzensizliği, bulantı gibi yan etkilerin yanı sıra doğum kontrol hapı kadar güvenilir bir yöntem de değil. Hele ayda 1’den fazla kullanılacaksa bu önerilecek bir yöntem değil. Ayda en fazla 1 kere kullanılmalı. Güvenilir olmadığının da altını çizmek gerekiyor ertesi gün haplarının. Çünkü yüksek düzeyde hormon içeriyorlar , buna bağlı olarak yan etkileri fazla olabiliyor.
Kaynak: Hürriyet
-
1 Yenidoğan sarılığı hakkında bilinmesi gerekenler
-
2 Tüp bebek tedavisinde şartlar değişiyor!
-
3 Mutlu bir bebek büyütmek…
-
4 Doğum izinlerinde yeni düzenleme
-
5 Otizmin erken belirtileri nelerdir?
-
6 Bebeklerde bu virüse dikkat!
-
7 Gebelikte magnezyum eksikliği belirtileri
-
8 Yürüme zamanında genetik faktör ne kadar etkili?
-
9 Hatalı yatış bebekler için çok riskli!
-
10 Kalp hastalığı tarama programı başladı
