Çocuk evliliği nasıl etkiler?

Evlilikte bebek mutlaka planlı bir şekilde dünyaya getirilmelidir. Aksi takdirde hem anne baba hem de bebek için süreç oldukça zorlaşır. Pedagog Belgin Temur çocuğun evliliğe olan etkileriyle ilgili önemli bilgiler verdi.
 
Çiftler çocuk doğduktan sonrasını hesaplamalı mı?
Mümkün olan her türlü planlamanın yapılması, karşılaşılabilecek güçlüklerle kolayca baş edilmesini sağlayacaktır. Bu nedenle de mutlaka bebeğin gelişiyle karşılaşılacak zorluklar konuşulmalı, öngörülmeye çalışılmalıdır. Bu konuda okumak ve çevrede yakın dönemde bebek sahibi olmuş kişilerin deneyimlerini dinlemek yararlı olacaktır. Bazen çok olumsuz deneyimlere de şahit olmak olasıdır. Ancak her bir deneyimin kendine has koşulları olduğu ve bazı koşulları değiştirerek sonuçların da değiştirilebileceği unutulmamalıdır. Bilgi sahibi olmak her zaman belirsizliğin kaygısını azaltan bir etmendir. Beklenmedik, birden bire karşılaşılan zorluklar ise her zaman kaygı yaratır. Bebekle ilişkinin rahat, huzurlu ve kaygıdan arınmış olması bebeğin gelişimi için çok önemlidir. Bebeğin huzurlu olması ise anne-babanın da rahat, huzurlu ve mutlu olması sonucunu doğurur.
 
İlk günler hem bebek hem de anne baba için zor
İlk günler hem bebeğin dünyaya, anne-babaya uyum sağlamaya çalıştığı zor bir dönemdir, hem de anne babanın bir bebeğin varlığına alıştığı, uykusuzluğa ve yorgunluğa dayanmak zorunda olduğu zorlayıcı bir dönemdir. İyi bir hazırlık, görev dağılımı ve iyi bir organizasyonla tüm bu zorlukların üstesinden gelmek mümkün olabilir. Bebeğin odasının, bakım malzemeleri ve donanım açısından düzenlenmesi bile bebeğin bakımını kolaylaştırıcı etmenlerdir. Bu nedenle bebek alışverişinin de anne-baba tarafından beraberce yapılması, hangi malzeme ve eşyanın ne için ne zaman kullanılacağının bilinmesi ilk günlerin belirsizliğinde çok yardımcı olacaktır.
 
Çocuğa adapte olma süreci
Bebeğin sevilme, beslenme, bakım, uyku gibi ihtiyaçlarının zamanında ve yeterince karşılanması bebeğin de huzurlu ve mutlu olmasını sağlar. İhtiyaçları karşılanan bebekler birkaç hafta içinde annelerinden kısa sürelerle ayrı kalmayı tolere edebilirler. Bu da hem bebeğin hem de annenin yavaş yavaş özgürleşmesi anlamına gelir. İlk aydan itibaren bu prensiple büyütülen bebekler uykusuzluk, huzursuzluk gibi belirtileri genellikle daha az gösterirler. Hatta doğumdan itibaren kendi yatağında yatmaya alıştırılan çocuklar bir daha kolay kolay uyku problemi yaşamazlar. Ama tam tersi olarak ilk günlerden itibaren kucakta ya da aynı yatakta uyumaya alıştırılan çocuklar ister istemez annelerine daha fazla bağımlı olurlar ve bu da uzun yıllar anneden ayrı kalmaya tahammülsüzlüğe, anneye fazla bağımlılığa sebep olabilir. Bu durumda annenin bebekten önceki sosyal hayatına dönmesi imkansızlaşır.
 
Bebekten günde 1 saatte olsa uzaklaşmak gerekir
Oysa azar azar da olsa annenin bebekten ayrı kalabilmesi ve bebeğin de annenin olmadığı durumlarda rahat edebilmesi, anne-babanın da kendilerine vakit ayırabilmelerini sağlar. Böylece 1 saatliğine bile evden ayrıldıklarında eve daha keyifle dönerler. Bu da bebeğe olumlu yansır. Bebeğin doğumundan sonra kendini eve kapayan ve “çocuğuna adayan” anneler, aslında bebekleri için sağlıklı bir model olamazlar. Elbette bebeklik dönemi anneye ihtiyacın en yoğun olduğu dönemdir, ama bebeğin annenin karnından çıkması zaten ayrı kalmaya hazır olduğunun da bir göstergesidir. Fiziksel yakınlığı anne karnındakine benzer bir şekilde sürdürmek, bebeklerin de psikolojik olarak büyüyememelerine, uzun zaman hatta bazen okul yıllarına dek süren anneye bağımlılık ve özgüven sorunlarına neden olur. Annesinden güvenli bir şekilde ayrı kalmayı deneyimleyen bebekler daha huzurlu olurlar, anne-baba da aynı huzuru hissedip bebekle oldukça ahenkli bir ilişki sürdürebilirler.
 
Elbette bebeğin yaşı, annenin bebekten ne kadar ayrı kalması gerektiği konusunda belirleyicidir. Bebekler ilk aylarda günde birkaç saat anneden ayrı kalabilirken, 1 yaş civarında bu süre yaklaşık 8-10 saati bulabilmektedir. Bu arada bebeğe bakım veren kişinin de aynı şefkat ve mutlulukla bebekle ilişki kurabiliyor olması önemlidir. İlk 3 yılda bebeğin çok gerekmedikçe anneyle birkaç günden fazla ayrı kalması önerilmez. Bebekle geçirilen zamanın bebek açısından doyurucu olması, ayrı kalınan zamanların daha rahat geçmesini sağlayacaktır. Belirtilen süreler, eşlerin kendilerine ve birbirlerine zaman ayırabilmeleri için yeterli sürelerdir. Bebekle ilişki iyi yapılandırıldığında, anne-babalar rahatlıkla kendi yaşam alışkanlıklarını sürdürebilirler.
Kaynak: Posta
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title