Yeni anneler için yenidoğan rehberi

40 haftalık hamilelik sürecinin ardından dünyaya merhaba diyen bebekler yaşama adapte olmaya çalışırken, ebeveynler de çocuklarını en doğru ve sağlıklı şekilde büyütmenin telaşına kapılıyor. Mucize olarak nitelendirilen doğum ile birlikte yeni bir yaşam başlıyor. Doğduklarında her şeyden habersiz, neler olduğunu anlayamayan bebekler dış dünyaya uyum sağlamaya çalışıyor. Anne-babalar da hayatlarına giren ailenin yeni üyesine ellerinden gelen en iyi bakımı sunmak için çırpınıyor. Doğumu takip eden 0-28 gün süresince bebekler yenidoğan olarak adlandırılıyor. 35 haftanın altında doğanlar preterm, 35-38 hafta arasındakiler geç preterm,38 haftayı doldurarak dünyaya gelenler ise term yenidoğan olarak sınıflandırılıyor. Yenidoğanların gerek ilaç dozları, gerek beslenmeleri gerekse yaşama dair birçok rutini diğer bebeklerden farklı oluyor. Her bebek farklı özellikler taşıyor. Kimi uzun, kimi sakin, kimi zayıf, kimi de huysuz oluyor. Hal böyle olunca mutluluk ve sevinç içindeki ailelerde korkuyla karışık bir heyecan yaşanıyor. Oysa bu sürecin korku değil, mutluluk ve neşe içinde geçirilmesi gerekiyor.
 
Yenidoğanların boyu ve kilosu nasıl olmalı?
 
Bebekler ortalama üç kilo ağırlığında ve 50 santim boyunda dünyaya geliyor. İlk hafta yüzde 5-10 kilo kaybı normal karşılanıyor. Doğumu takip eden ilk haftada doktor kontrolü ve kilo takibi yapılıyor. Bebeğin kilosu, anne sütünün yeterli olup olmadığını gösteriyor. Yaklaşık bir hafta içinde anne sütü artınca bebek günde 25-30 gram, haftada 200 gram alıyorsa bu anne sütünün yettiğini gösteriyor. İlk üç ayda iyi beslenen bebekler ay başına ortalama 800-1000 gram alıyor. Bebek çok huzursuz olabiliyor ama alınan kilonun yeterli olması bu durumun açlıktan olmadığını gösteriyor. Bebek anneyle yakın temas kurmak isteyebileceği gibi, gaz sancısı da yaşayabiliyor. Kilonun yanı sıra idrar takibi de yapılıyor. Özellikle hastanede izlenilen ilk 48 saatte hem günlük kilo kaybı hem de idrar çıkışı takibi yapılıyor. Bebekler doğumu takip eden 24 saatte ilk idrarı ve kakayı yapıyor. Bezde pembe-turuncu lekelerin varlığı ve kilo kaybının fazlalığı halinde anne sütünü tekrar kontrol etmek gerekebiliyor. Bunlarda sıkıntı varsa desteklere ihtiyaç duyuluyor. Taburcu olduktan sonraki ilk bir ayda haftalık, sonrasında ise aylık kilo alımları ile bebeklerin gelişimi takip ediliyor.
 
Hangi şartlarda anne sütüne takviye gerekiyor?
 
Bebek gerçekten yeterli gelişimi sağlamıyorsa, aylık kilo alımı düşükse veya ciddi sağlık sorunu gibi nedenlerle anne emziremeyecek durumdaysa mama verilebiliyor. Ancak bebeklerin sağlıklı gelişimi için en az altı ay anne sütü ile beslenmeleri öneriliyor.
 
Emzirme sıklığı nasıl ayarlanıyor?
İlk 48 saatte ya da ilk haftada sık emzirmek sütün artması için ideal. Süt arttıktan sonra da iki-üç saatlik periyotlarda emzirmek yeterli oluyor. Eğer yenidoğanlar sütü yetse de sık emmek istiyorsa bu durum gaz ve kusma sorunlarını artırabiliyor. Bu nedenle emzirme sürelerinin yavaş yavaş uzaması gerekiyor.
 
Uyuyan bebeğin beslemek için uyandırılması doğru mu?
 
Bebeğin kilosu yerindeyse, sarılık ve beslenme problemi yoksa sık sık uyandırılması gerekmiyor. Yenidoğanlar genellikle üç saatte bir uyanacağı için bu dönemlerde beslemek daha iyi oluyor. Üç aydan sonra başlayan uyku eğitimiyle, bebekler geceleri yedi saate kadar uyuyabiliyor. Sürekli emzirmek için uyandırmak bu noktada bebeğin uyku ile emmeyi ilişkilendirerek, uyumak için hep meme istemesine yol açıyor.
 
Bebeklerin alt temizliği nasıl yapılıyor?
Özellikle kız bebeklerde önden arkaya temizlik yapılması gerekiyor. Eğer alt temizliğinde ıslak mendil kullanılıyorsa sabun değil, su bazlı olanların tercih edilmesi önem taşıyor. Ancak mümkünse temizliğin suyla yıkayarak yapılması daha uygun oluyor.
 
Bebekler neden ağlıyor?
 
Genellikle açlık, gaz, ıslak bez nedeniyle ağlıyorlar. Bazı bebekler de temas kurmak istiyor. Bu nedenle de en çabuk annelerinin kucağında sakinleşiyorlar.
 
Gaz sancıları nasıl önlenebiliyor?
 
Bu durum genellikle ikinci haftada başlıyor. En şiddetli sancılar ise dördüncü-sekizinci haftalarda görülüyor. İlk üç ay en sıkıntılı dönem olsa da genelde sonrasında azalarak devam ediyor. Bu fizyolojik bir süreç ve hiçbir gaz ilacı tam olarak çözüm sağlamıyor. Ama gaz ilaçları çok fazla olmamak kaydıyla kullanılabiliyor. Son yıllarda probiyotik damlalar da tercih ediliyor. Bunun yanı sıra annenin diyetine de dikkat etmesi gerekebiliyor. Annenin gaz yapacak yiyecekleri çok fazla tüketmemesi önem taşıyor.
 
Yenidoğan aşıları
 
Yenidoğanlara 0-1 aylık dönemde yapılan tek aşı doğumun ardından uygulanan Hepatit B aşısıdır. Birinci ayda da bu aşının tekrarı yapılıyor. Bebeklerin aşı takvimiyle ilgili Sağlık Bakanlığı’nın aşı takvimine göre Hepatit B’nin ardından diğer aşılara ikinci aydan sonra başlanıyor. İkinci, dördüncü ve altıncı ayda karma aşılar yani difteri, tetanos, boğmaca, çocuk felci ve hemofilus influenza; ikinci ayda verem aşısı; ikinci, dördüncü ve altıncı ayda pnömokok aşısı yapılıyor. Altıncı ya da yedinci ayda Hepatit B’nin üçüncü dozu; bir yaşında ise kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeğinin ilk dozları ile pnömokok aşısının dördüncü dozu uygulanıyor. 18 aylıkken Hepatit A’nın birinci dozu ile difteri, tetanos, boğmaca ve hemofilus influenza’nın ikinci dozları yapılıyor. İki yaşında Hepatit A’nın ikinci dozu yapılarak okul yaşına kadar olan aşılar sona eriyor.
Kaynak: www.acibadem.com.tr
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title