Kalp hastası kadınlar normal doğum yapabilir mi?

Anne olmak, yaşamın en tarif edilemez deneyimlerinden ve duygusal olarak en tatmin edici olaylarından biridir. “Gebelik süresince anneye ve bebeğe zarar verme potansiyeline sahip olan kalp ve damar hastalıkları, gebe kalan ve kalmayı planlayan kadınların yaklaşık yüzde 2’sinde bulunur” diyen Avcılar Baypark Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ayhan Atakan, kalp hastalığı ve hamilelik dönemi hakkında bilgiler verdi…
 
Gelişmiş ülkelerdeki anne ölümlerinin en sık nedeni kalp-damar hastalıklarıdır. Bu nedenle gebelik öncesinde şikayeti (nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı ve bayılma) olan tüm adaylar gibi, şikayeti olmayan ancak kalp hastalığı bilinen, kardiyolojik hastalıklar için risk faktörü taşıyan ve 35 yaş üzerinde olanlar da mutlaka kalp muayenesi olmalıdır.
 
GEBELİKTE NELER OLUR?
 
Gebeliğin hemen ilk aylarında kalp-damar sisteminde değişimler başlar. Kalp atışı hızlanır, kalbe gelen kan miktarı ve dolayısıyla kalbin yükü artar, ilk üç ayda tansiyon düşüklüğü yaşanabilir.
 
İlerleyen gebelik döneminde vücutta su tutulumuna bağlı kalp yükü daha da artar. Buna bağlı olarak tüm gebelerde hafif nefes darlığı, bacaklarda hafif şişlik, yürürken eskisine göre daha çabuk yorulma ve hafif çarpıntı olur.
 
Gebeliğe engel teşkil eden hastalıklar son derece sınırlıdır. Doğumsal kalp hastalıklarından ‘siyonotik konjenital kalp hastalıkları’ yani morarmanın eşlik ettiği doğumsal kalp hastalığı olanlara gebe kalmaları önerilmez.
 
İstirahatte ve hafif egzersizde (günlük işlerde) nefes darlığı olan hastalarda, sorun ortadan kaldırıldıktan sonra düzenli kontrol altında gebelik gerçekleşmesine izin verilir.
 
Ciddi kapak yetersizliği/ darlığı olanlar, kalp yetersizliği bulunanlar, siyonotik olmayan doğumsal kalp hastaları; düzenli doktor kontrolünde gebeliğe izin verilen gruptadır.
 
SEZARYEN ŞART DEĞİL
 
Kalp hastası olduğu bilinen ve nefes darlığı olmayan ya da sadece ağır egzersizlerde nefes darlığı olan hastaların gebe kalmasında sakınca yoktur. Tüm bu nedenlerle kalp hastalığı olduğu bilinen hastaların, gebelik öncesinde kardiyoloji ve kadın doğum uzmanları tarafından birlikte değerlendirilmeleri gerekir.
 
Kalp hastalığı olan gebelerde normal doğum sezaryen ile doğuma göre daha iyi tolere edilir. Sezaryen önerilen durumlar, son derece azdır.
 
TUZ TÜKETİMİ KISITLANMALI SIVI ALIMI ARTIRILMALI
 
Gebelikte kansızlık büyük bir sorundur. Yükü artmış kalbin bir de kansızlıkla uğraşması onu daha da yorar. Gebeler demirden zengin besinler tüketmeli, kan sayımları düzenli kontrol edilmeli ve gerekirse demir takviyesi almalıdırlar.
 
Tuz tüketimi kısıtlanmalı, sıvı tüketimi artırılmalıdır. Tuz tüketimi vücutta ödeme yol açacağından kalbin iş yükünü artırır.
 
Aşırı kilo alımı da kalp yükünü artırır. Bu nedenle gebelikte ideal kilo alımı kişiye özel olarak doktoru tarafından planlanmalıdır.
 
Gebelikte diüretik dediğimiz idrar söktürücü ilaçları kullanması gereken hastalar düzenli olarak kan tuzlarını kontrol ettirmelidir. Kan tuzlarındaki düzensizlikler ödem, bilinç kaybı, ritm bozukluğu ve hatta ani ölüme yol açabilir.
Kaynak: Sabah
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title