Finlandiya’da bebek paketi uygulaması nasıl başladı?

Finlandiya devleti, bebek bekleyen her aileye doğumdan önce bir paket gönderiyor. Bu paket ile ne amaçlanıyor, neden sadece aileye değil tüm ülkeye ekonomik fayda sağlıyor?
 
Bu uygulama 1938’de başladığında kutudaki eşyanın tutarı, bir sanayi işçisinin aylık ücretinin üçte biri kadarına denk geliyordu. Amaç anne ve bebeğin sağlığını korumak ve iki savaş arası dönemde oldukça düşük olan nüfus artışını teşvik etmekti.
 
O zamanlar nüfusun yüzde 80’i köylerde yaşıyordu. Kadınlar çoğunlukla evde doğum yapıyor, doğan her 1000 bebeğin 66’sı bir yaşına varmadan ölüyordu.
 
İlk paketler, doğum sırasında hijyen sorununu çözmek üzere kağıt çarşaf da içeriyordu. Halkın gebeliğe bağlı sağlık sorunları konusunda fazla bilgisi yoktu.
 
Hamile kadınların doğumdan önce doktora görünmelerini ve önemli bir hastalık halinde önceden tedaviye başlanmasını sağlamak üzere kutu teslimi ancak muayene sonrasında yapılıyordu.
 
Finlandiya nüfus artışını canlandırmak istiyordu. Birinci Dünya Savaşı’ndaki ölümler nedeniyle nüfus azalması Avrupa ülkelerinin önemli kaygılarından biriydi.
 
Nüfus artışı, vergi ödeyen insan sayısının da artması demekti. Ayrıca yeni bir savaş tehlikesine karşı orduyu büyütmek gerekiyordu.
 
Ölümlerde azalma
Hamileliğin belli bir aşamasında doktora göründükten sonra kutu teslimi uygulaması hem bebek hem de anne ölümlerinin azalmasını sağladı. 2017’de bebek ölüm oranı 1000 bebekte 3,9’a düşmüştü. Doğum sırasında kadın ölümleri ise 1960’ta 100 binde 71,8 iken 2016’da 5,7’ye düştü.
 
Bunu sağlayan sadece bebek paketleri değildi elbette. Aşılama programları, kadınların hastanede doğum yapması, yaşam standartlarının yükselmesi, beslenme ve sağlık bilincinin artması gibi…
 
1949’dan bu yana bebek paketi Finlandiya’daki tüm ebeveyn adaylarına dağıtılıyor. Şubat’ta doğan oğlu için Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö’ye bile bu kutudan gönderilmişti.
 
Uzmanlar Finlilerle özdeşleşen bu uygulamanın, zengin-yoksul demeden tüm çocuklar için aynı malzemelerle yapılmasının toplumda güven ve eşitlik duygusu yarattığına inanıyor.
 
Kutu beşik
Uygulama ilk başladığında kutular bebeklerin beşiği olarak da kullanılıyordu. Ama ailelerin gelirinin artması bebekler için ayrı bir oda ve ayrı beşik olanağı yarattı. Bu nedenle kutular artık daha çok oturma odasında gündüz uykusuna yatılan ikinci beşik işlevi görüyor.
 
Sosyal güvenlik kurumu Kela’nın istatistiklerine göre 2011’de ebeveynlerin yüzde 42’si kutuları beşik olarak kullanırken bu oran 2017’de yüzde 37’ye düştü.
 
Finlandiya toplumu değişirken paketin içerdiği malzemeler de değişime uğradı. Artık tüm bebek kıyafetleri pembe veya mavi değil, nötr renklerde. Bu kızların ve erkeklerin eşit olduğu mesajı veriyor topluma.
 
Kadınları işgücüne katmak için özel çaba göstermesi nedeniyle Finlandiya Avrupa’daki en gelişkin ekonomilerden biri haline geldi.
 
2011’den bu yana paketler gebelik veya ebeveynlikle ilgili kitapçıklar içermiyor. Ancak her malzemenin özenle belirlenmiş olması ebeveynlere belli mesajlar iletmeyi amaçlıyor.
 
Malzemeler değişiyor
Örneğin 1995-2000 yılları arasında kutuda emzik ve biberon da vardı. Ama emzirmenin bebek için en iyi beslenme yöntemi olduğu tespit edildikten sonra bu malzemelere daha sonra yer verilmedi.
 
Bir kullanımlık bezlerin yerini son yıllarda yıkanabilir bezler almaya başladı.
 
Yoksulluk ve hastalıklara karşı bir adım olarak başlatılan bebek paketi, bugün ülke zenginleşmiş olsa da sürdürülüyor. Bunda hükümetin tüm çocuklara “hayata eşit başlama” fırsatı yaratma çabası etkili oluyor.
 
Bebek paketi programının hükümete maliyeti 9-11 milyon euro civarında. Düşük doğum oranlarını canlandırmak amacıyla yeni teşviklerin eklenmesi veya ücretsiz çocuk bakımı olanaklarının sağlanması tartışılıyor.
Kaynak: www.bbc.com
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title