Kansızlık büyümeye engel!

Çocuklarda kansızlık; kırmızı kan hücrelerinin (alyuvar) sayısının ve içerisindeki hemoglobinin yaşa göre normal değerlerin altında olmasıdır. Bir diğer adı da ‘anemi’dir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Prof. Dr. Selami Süleymanoğlu, ülkemizde özellikle bebeklik döneminde de sıkça görülen bu hastalık hakkında detaylı bilgi verdi. Çocuklarda kansızlık; kan yapımının azalması, kan yıkımının artması ve kan kaybına bağlıdır. Çoğu zaman yukarıdakilerden biri, etkili iken bazen birkaçı bir arada görülebilir.
BEBEKLERDE KANSIZLIK NASIL ANLAŞILIR?
Bebeklerde anne karnındaki alyuvarlar hemoglobini düşük oksijenli ortamda görev yapmaya uygun ama ömürleri 40 gün civarında olan hücrelerdir. Doğumdan sonra yüksek oksijenli ortamda buna ihtiyaç olmadığından daha uzun ömürlü (120 gün) hemoglobin içeren hücrelerle yer değiştirmeleri gerekmektedir. Bu amaçla eski hücreler ölürken yerlerine yenisi yapılır. Alyuvarların yapılması için demire ihtiyaç vardır.
Demir ihtiyacının çoğu yıkılan kan hücrelerinden geri kazanılır ancak bu miktar yeterli olmayabilir. Anne sütü, az demir içermesine rağmen bebek anne sütündeki demirin tamamını kullanabilir. Dışarıdan alınan demir ise ancak onda bir oranında emilir. Bu nedenle bebeklere demir takviyesi gerekebilmektedir. Gelişmiş ülkelerde bebek beslenmesi konusunda eğitim ve uygulamalar yeterli olduğu için bebeklerde kansızlık görülme oranı çok düşüktür. Ülkemizde ise beslenme konusunda eğitim ve uygulamalarda bazı sorunlar olduğundan bebeklerde kansızlık sıkça görülür.
Bu gerçekten yola çıkan sağlık bakanlığımız tüm bebeklerimize 4. aydan sonra demir takviyesi için kampanya başlatmış ve bu kampanyayı yürütmektedir. Bütün bebeklere anne çocuk sağlığı merkezlerinde demir ilacı (kan damlası) ücretsiz olarak verilmektedir.
Demir eksikliğinin belirtileri; huzursuzluk, iştahsızlık, uyku bozuklukları, ciltte solukluk, toprak yeme, buz yeme şeklinde görülebilir. Bu belirtiler erken fark edilmez ve tedavi edilmezse halsizlikten, büyüme gelişme geriliği ve zeka seviyesinde azalmaya kadar artan şiddette sorunlara yol açabilmektedir.
KANSIZLIĞA KARŞI ÖNLEMİNİZİ ALIN
Kansızlığın tedavisinden daha kolay ve işe yarayan yöntem kansızlığın önlenmesidir. Bunun için annenin diyetinde yeterince demir olmalı, bebeğe demir emilimini engelleyecek veya alerji yapabilecek besinler verilmemelidir. Sağlık Bakanlığı’nın demir takviyesi önerisi ulusal önleme için oldukça iyi ve işe yaran bir uygulamadır. Ancak bebeğinizin beslenme durumuna göre bu tedavi ihtiyacı sorgulanmalıdır. Eğer siz Avrupa’daki herhangi bir annenin yaptığı gibi besleniyor ve bebeğinizi besliyorsanız ek demir kullanmanıza gerek olmayabilir. Sadece halkımızın büyük çoğunluğunun demirden fakir beslenmesi, demir emilimini engelleyen yiyecekleri erken ya da fazla vermesi ve besin alerjisi gibi durumlarda ek demir ihtiyacı olmaktadır. Demir emilimini engelleyen yiyeceklerin başında süt ve çay gelmektedir.
DEMİR YÖNÜNDEN ZENGİN BESLENME ŞART
Demirden zengin besinler sırasıyla kırmızı et, yumurta, hindi, balık, tavuk eti, baklagiller ve pekmezdir. Koyu yeşil yapraklı sebzelerde de yeterli demir bulunmasına rağmen bu demirin emilimi daha azdır. Korunmada pekmez ve demirden zengin olduğu düşünülen geleneksel yöntemlerin kullanılması konusunda aileler çok istekli görülmektedir. Her gün yerine yenisi eklenen bu yiyecekleri kullanmayla ilgili sorular sorulmaktadır. Birçok medya ortamında yeni ürünler önerilmektedir. Bunların etkinlikleri ve güvenirlilikleri ile ilgili yeterli bilgiye sahip değiliz. Ancak tedavi ya da koruma amaçlı verdiğimiz ilaçların içerisindeki demir miktarı, tedavideki etkinliği, yan etkileri iyi bilinmektedir. Geleneksel yöntemleri doktorunuz önermedikçe kullanmada istekli olmayınız.
KANSIZLIĞIN SAPTANMASI İÇİN TAHLİL YAPTIRILMALI
Kansızlığın saptanması için ilk bir yaşta kan tahlili yaptırıp eğer eksiklik var ise tedavisinin planlanması en uygun yöntemdir. Sağlık Bakanlığı bu konuda oldukça etkin takip planlamıştır ve bunu yürütmektedir. Demir tedavisinin yan etkilerinin de olduğu unutulmamalıdır. Bulantı, kusma, kabızlık, karın ağrısı, ishal, idrar, diş ve kakanın boyanması, enfeksiyonlara yatkınlık gibi yan etkileri mevcuttur.
GELENEKSEL YÖNTEMLER BİR KENARA BIRAKILMALI
Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise kansızlığın beslenme bozukluğu dışında da sebepleri olduğu, bunların ayrıcı tanısının ancak doktorunuz tarafından yapılabileceğidir. Bu nedenle geleneksel yöntemlere müracaat etmeden kansızlığın nedeninin doktorunuz tarafından belirlenmesi ve kullanmak istediğiniz yöntemin doğrulanması önerilir.
Kaynak: Hürriyet Aile
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title