Anne sütüyle ilgili doğru bildiğimiz yanlışlar

Dünya Sağlık Örgütü, bebeğin sağlıklı gelişmesi için ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi gerektiğini söylüyor. Oysa ülkemizde bu dönemde bebeğin doymadığını düşünen annelerin yüzde 90’ı, çocuğuna inek sütünden, pirinç ununa, çiğ köfteden siyah çaya kadar farklı nitelikte ek besinler veriyor.
Her anne baba için bebeği çok kıymetlidir. Hastalıklardan korur, kendince iyi besler ve geleceğe hazırlar. Bebek gelişimi ile ilgili bütün tavsiyelere açıktır. Komşusunun, internetteki bloggerın, kayınvalidesinin, görümcesinin tavsiyeleri her zaman için değerlidir. Peki bütün bunları takip edip bebeği için en iyisini yapmaya çalışırken aslında en büyük yanlışa düştüğünün farkında mıdır? Uzmanlara göre hayır…
 
İLK 6 AY SADECE ANNE SÜTÜ
Dünya Sağlık Örgütü bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü almasını tavsiye ediyor. Emzirmenin ise 2 yaşına kadar sürdürülmesini istiyor. Çalışmalar tüm dünyada ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmenin yüzde 27 oranında olduğunu gösteriyor. Ülkemizde ise durum biraz daha vahim. Bebeklerin hemen hemen tamamı anne sütü ile beslenmeye başlıyor. Ancak ikinci aydan itibaren bu oran azalıyor. Çünkü anneler bebeğin metabolizması için hiç uygun olmayan ek katı besinlere geçiyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde 6 aya kadar sadece anne sütü alan bebeklerin oranı yüzde 10’a düşüyor. Yani bebeklerimizin yüzde 90’ı çeşitli sebeplerden dolayı “anne eliyle” sağlıksız besleniyor. Hayatın ilk aylarında annelerin yaptığı geri dönüşü olmayan bu beslenme hataları, ileriki yıllarda yaşanacak ciddi sağlık problemlerinin ilk temellerini atıyor. Hollanda’nın Utrech kentinde düzenlenen anne sütünün önemi ve bebek beslenmesi ile ilgili toplantıda bebek beslenmesi ile ilgili doğru bilinen yanlışlara da değinildi.
 
KIZ VE ERKEK ÇOCUĞUN SÜTÜ FARKLI
Nutricia Araştırma ve Geliştirme merkezinde 23 yıldır anne sütünün içeriği ile ilgili bilimsel çalışmalar yürüten Dr. Bernard Stahl ilk 6 ayda sadece anne sütü ile beslenmenin bebeğin bağışıklık ve beyin gelişimi, obeziteden ve kanserden korunma açısından son derece önemli olduğunu belirterek, “Dünya Sağlık Örgütü 2 yaşına kadar anne sütünün devam edilmesi gerektiğini bildiriyor. Anne sütü taklit edilemez ‘sihirli bir sıvı’. Hiçbir besin anne sütünün içeriğine sahip olamaz. İçinde bebeğin ihtiyacı olan proteinler, vitaminler, bağışıklığını geliştiren prebiyotikler, şeker, yağ ve su var. Anne sütünün içinde 1000 farklı protein bulunuyor ve biz bunların sadece 100 tanesini çözebildik. Stabil bir yapıya değil. Bebeğin ihtiyaçlarına göre vitamin, protein içeriği değişir. Süt içeriği aynı emzirme sırasında bile değişir. Emzirmenin ilk anındaki süt içeriği ile bitiş sırasındaki içerik farklıdır. Hatta kız çocuk ve erkek çocuk için bile anne sütünün yapısı aynı değildir. Anne sütünün yetmediği durumlarda inek ya da keçi sütü vermek bebek için uygun değildir. Çünkü o sütler ineğin ya da keçinin yavrusunun ihtiyaçlarına göre üretilmiştir” diyor.
 
HAYAT İKSİRİNİN SIRRINI ÇÖZÜYORLAR
Hollanda, Utrecht kentinde bulunan Nutricia AR-GE Merkezi’nde bilim adamları anne sütü üzerinde yaptıkları araştırmalarla bu sihirli sıvının sırrını çözüyorlar. 600’ye yakın bilim adamı 50 üniversite ve enstitü ile iş birliği yaparak bu konuda 90 klinik çalışma yürütüyor. Merkezde anne sütünün içeriği, bağışıklık sistemi, beyin gelişimi, bağırsak mikrobiyolojisi, anne ve bebeğin duygusal durumu, sindirim ve metabolizma üzerindeki etkileri üzerinde çalışılıyor. Bu araştırmaları yürüten Dr. Alma Nauta, Dr. Bernard Stahl, Dr. Knippels ve Anne Bebek Beslenmesi Genel Müdürü Dr. Yalım Üner, merkezi gezdirirken anne sütünün bilinmeyenleri keşfettiklerini söyledi.
 
BEBEK ÇİĞ KÖFTE YER Mİ?
Bebeğin midesinin ilk 6 ay boyunca sadece anne sütü ile dolması gerektiğini söyleyen Nutricia Anne Bebek Beslenmesi Genel Müdürü Dr. Yalım Üner, “Altıncı aydan sonra bile günlük kalorinin 65-75’inin anne sütünden gelmesi gerekiyor. Ülkemizde durum bunun tam tersi. Bunun sebebi annenin bebeğinin doymadığını düşünmesi. Oysa doyuyor. Özellikle kayınvalide, görümce ya da anneanneler bu konuda baskı yapıyor. Karadeniz’de çay, Doğu Anadolu’da çiğ köfte yedirenler bile var” diyor. Doğumdan itibaren, bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini sağlayan en önemli besin kaynağının anne sütü olduğunu belirten Dr. Üner “Çocuk devam sütü asla anne sütünün rakibi değildir ama anne sütü olmadığı veya yetmediği durumlarda bebeğe verilebilecek en doğru alternatiftir” dedi.
 
OBEZİTE VE KANSER GELİŞİMİNDEN SORUMLU
Erken ek gıdaya geçerek bebeğin yeterince anne sütü ile beslenmemesinin obezite ve ileriki yıllarda gelişebilecek kanserlerin zeminini oluşturduğunu söyleyen Nutricia Araştırma Geliştirme Stratejileri Genel Müdürü Dr. Alma Nauta, “Hiçbir yağ anne sütünün içindeki yağın yerini tutmuyor. Ek besinlerle alınan yağlar ileriki dönemde obezite gelişimini artırıyor” dedi.
 
Yedikleriniz değil, yemedikleriniz alerji yapar
Ağlıyorsa açtır: Bebek sadece acıktığı için ağlamaz. Bu dönemde annelerin sütüm yetmiyor diye 6 aydan önce ek besine geçmesi, bebeğin midesini katı gıdalarla doldurmasına ve anne sütünü daha az almasına sebep olur.
Bebeğim rahatsız oluyor diye her şeyi yemiyorum: Annenin yediği sütünden bebeğine geçer… Annenin bebeğine alerji yapacağını düşünerek, yumurta, fıstık, balık, soğan, sarımsak gibi yiyecekleri tüketmemesi bebeğin ileriki yıllarda bu yiyecekleri sevmemesine daha da kötüsü beyni bunları tanımadığı için gelecekte alerjik bir bünyeye sahip olmasına yol açar.
Bebeğimi tabii besliyorum: 6. aydan önce ek besin olarak tercih edilen ve pazardan alınan sebze ya da meyve pürelerinin yedirilmesi bebeğin sağlığını riske atar. Günümüzde sebze ve meyveler ne kadar iyi temizlenirse temizlensin pestisit kalıntıları içerme riski yüksektir. Özellikle ciddi küf ve tarım ilacı sorunumuz bulunuyor. Henüz bağışıklığı tam olarak gelişmemiş bebek için son derece zararlıdır.
Kaynak: Türkiye / Ziyneti Kocabıyık
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title