Suçluluk duygusundan kurtulun…

Suçluluk duygusu, çalışan çalışmayan tüm annelerin adeta aksesuarı gibi hiç üstünden çıkmaz oldu. Kimi anneler çocuğuna yeterli zaman ayıramadığı, kimi ise anneliğini yeterli bulmadığı için kendini suçluyor.
 
Çocuğunuzla yeteri kadar ilgilenemediğiniz, zaman zaman ona bağırdığınız ya da özgür günlerinizi aradığınız için suçluluk duyuyor olabilirsiniz. Anne olarak yaşadığınız sıkıntıların yanı sıra eşinizle olan ilişkinizde de kendinizi sorumlu tuttuğunuz problemler olabilir. Kendimizle yüzleşmek, hesaplaşmak bizi olumlu etkiler. Ancak aşırılaştığında, çözüm değil sorun üretir. Suçluluk duygusu, günlük yaşamınızın tüm neşesini alıp sizi mutsuz ediyorsa artık bu konunun üstüne gitme vakti geldi de geçiyor demektir. İşte annelerin, kendilerini suçlu hissetmesine neden olan durumlar ve bu durumların üstesinden gelme yolları:
 
 
Suçluluk duygusu: Bağırmak
İngiltere’de yapılan bir araştırmada annelere en çok hangi durumlarda kendilerini suçlu hissettikleri sorulmuş. Verilen cevaplarda ilk sırada ‘bağırmak’ yer alıyor. Gittikçe zorlaşan yaşam koşulları, annelerin çocuklarına olan tahammül çıtasını ne yazık ki biraz düşürmüş.
 
Önerilerimiz
Herkesin zaman zaman sabrının taştığı durumlar olabilir. Hepimiz azar işiterek büyüdük, el bebek gül bebek olanlarımız bile… Ancak sizin çocuğunuza bağırmalarınız normalden fazla ve sıksa kendinizi kontrol altına almanız gerekiyor demektir. Evde ve dışarıda sesiniz sürekli yüksekse ve gerekli gereksiz her şeye bağırıp kızıyorsanız işte o zaman bir sorun var. “Hayır, benim çocuğum çok yaramaz, ona sabırlı davranıyorum ama beni çok sinirlendiriyor. Kızınca da kendimi çok kötü hissediyorum” diyorsanız, size anahtar kelimeler kullanmanızı öneririz. Sinirlendiğiniz durumlarda çocuğunuza kontrolünüzü kaybetmek üzere olduğunuzu belirten anahtar kelimeler kullanmak etkili olabilir. Ancak bu sözler “Bak geliyor beş kardeş!” gibi tehdit edici türden değil de “Sinirlenmek üzereyim iyisi mi daha fazla yaramazlık yapma; çünkü sinirlenirsem seninle oynayamayız” gibi daha yumuşak cümleler kurabilirsiniz.
 
 
Suçluluk duygusu: Oynamak istememek
Hani Türk filmlerinde şöyle sahneler vardır. Zengin bir kız çocuğu vardır. Anne-babası ona en pahalı oyuncakları alıyordur. Ama ona sevgi vermiyordur: O kız çocuğu da (Misal Ayşecik!) sokak çocuklarıyla oynadığı çanak çömlekle daha çok eğlenir… Her ne kadar bu sevgisizlik duygusu filmlerde abartılsa da bakış açısı doğrudur. Evet! Çocuğunuza sadece istediği oyuncakları almanız yetmez. Onunla, halının üzerine, tıpkı onun gibi diz çöküp oturmanız ve aldığınız oyuncaklarla birlikte oynamanız gerekir. Kimilerine, kocaman hanımların yere oturup araba ya da bebekle oynaması saçma, sıkıcı gelebilir. Ancak unutmayın sevgi dolu annelerin sevgi dolu çocukları olur!
 
Önerilerimiz
İlk olarak şu gerçeği hatırlatarak içinizi rahatlatalım. Çocuklar uyanık olduğu her dakika oyun oynamak istemez. Aslında istedikleri şey, ilgi görmektir. Vaktinizin sadece yarım saatini çocuğunuza ayırabiliyorsanız o yarım saati gerçekten çocuğunuza ayırın! Onunla gerçekten ilgilendiğinizi hissettirin. Unutmayın önemli olan süre değil, sevildiğini hissettirmektir. Ayrıca yaptığınızı bir görev olarak görmeyip ne yaptığınıza odaklanırsanız zamanın çabucak geçtiğini göreceksiniz.
 
 
Suçluluk duygusu: Cinsel isteksizlik
“Bütün gün çocuklarla ilgilenmekten yorgun düşüyorum bu yüzden eşimle fiziksel anlamda yakınlaşmak istemiyorum. Eşim çoğu zaman bu durumu anlayışla karşılıyor fakat reddedilmek onu üzüyor bunun da farkındayım. Kendimi gerçekten çok kötü hissediyorum.” Sema Arkın, 37, İzmir.
 
Önerilerimiz
Dediğimiz gibi bazen kendini suçlu hissetmek o kadar da kötü bir şey değildir. Çünkü bu duygu sizin içsel alarm mekanizmanızı harekete geçirip yanlış giden bir şeylerin habercisi olur. Önemli olan nokta sizi rahatsız eden bir şeyler varsa onları yoluna koymak adına bir başlangıç yapmanız. Çocuklarla geçen yorucu bir günün ardından akşam eve gelen eşlere ilgi göstermek zor olabiliyor. Kanepenin üstünde uyuyakalıp eşinizi ihmal edebiliyorsunuz. Yanlış anlaşılmaması için eşinizle sürekli iletişim halinde olmanızda büyük fayda var. Yorgun olduğunuzu bilse bile ona gerçekten ne kadar yorulduğunuzu hissettirin. Cinsel ilişki bir süre olmasa da karşılıklı sevgi olduğu sürece eşiniz size anlayışlı olacaktır. Diğer taraftan uzun süre devam eden bu tarz sorunlar eşler arasında daha büyük problemlere yol açabilir. Bir eş olarak annelere, evliliklerini mutlu bir şekilde sürdürmek için büyük sorumluluklar düşüyor.
Günlük hayatın sıkıntı ve stresi üzerine çocuklarla ilgilenmek çiftlerin tüm vaktini alıyor ve cinselliğe bile vakit ayıramaz oluyorlar.
 
Suçluluk duygusu: Özgür olmak istemek
Düşünün! Kız arkadaşlarınızla eşinizi, çoluğunuzu çocuğunuzu bırakıp İtalya’ya tatile çıkıyorsunuz. Çocuklarınızı bir haftalığına gündüz anneniz, geceleri eşinizle baş başa bırakıp tatile çıkmak… Arkadaşlarla tatil fikri huzur, eğlence, mutluluk ve özgürlüğü bir arada barındırıyor.
 
Önerilerimiz
Uzmanlar her bireyin ihtiyaçları doğrultusunda kendine vakit ayırması gerektiğinde hemfikir. Sizin zamanınız size özel olmalı ve kimse o zamanda size müdahale etmemeli. O halde hiç durmayın ve kendi başınıza kalmak istediğiniz, özel saatlerinizi gösteren bir program hazırlayın.
 
 
Suçluluk duygusu: Çalışmak
Doğumdan altı ay sonra işe geri dönen anneler, evde çocukları ile olamamaktan dolayı kendilerini suçlu hissediyor. Eşleri ise buna anlam veremiyor çünkü geçinmek için çalışmak gerektiğini düşünüyorlar.
 
Önerilerimiz
Uzmanlara göre annelerdeki suçluluk hissinin tamamen ortadan kalkması çok zor. Fakat üstesinden gelmenin birçok yolu var. Örneğin sizin gibi aynı duyguları paylaşan bir sürü anne var. Onlardan başka sizi kim daha iyi anlayabilir? Günümüzde popüler olan web siteleri dertleşmek için oldukça güzel bir yol. Her konuda merak ettiğinizi sorabilir, sizinle aynı sıkıntıları yaşamış annelerden işe yaramış çözümler öğrenebilirsiniz. Ayrıca bu dünyada sadece sizin sıkıntı çektiğiniz düşüncesi beyninizden silinir daha zor durumda olanları görünce halinize şükredersiniz.
 
 
Uzmanımız ne diyor?
Kadınların hayata bakışını, yaşama biçimini değiştiren en önemli şey anne olmak. Her kadın iyi bir anne olmak ister ve bu uğurda birçok fedakarlık yapar. Fakat kimi zaman iş kadınlığı ve annelik arasında sıkışıp kalır, çocuğunu ihmal ettiğini düşünür. Bu duygu çoğunlukla çalışan annelerde görülse de aslında tüm annelerin ortak sorunlarından biri.
Psikolog Şebnem Turhan’dan içinizi rahatlatacak bilgiler…
 
Çocuklarına yeterli vakit ayıramadığını düşünen annelerin kapıldığı suçluluk duygusu ileride ciddi psikolojik sorunlar haline gelebilir mi? Ülkemizde bu tarz sorunlarla sizlere başvuran anneler var mı?
* Bahsettiğiniz sorun ruhsal bir rahatsızlıktan çok, ruhsal bir rahatsızlığın tetikleyicisi olabilir. Örneğin kişi titiz, mükemmeliyetçi biriyse çocuğuna karşı yaptığı en ufak bir hatayı kafasında büyütür ve bu konuyu düşünmekten kendini alamaz. Bu durum günlerce devam edebilir ve psikolojik birtakım sorunları da beraberinde getirebilir. Ama her anne aynı şeyleri yaşamaz. Buradaki farklılık da “iyi anne” olma kriterlerinin anneden anneye değişiyor olmasıdır.
Ülkemizde değişen yaşam koşullarıyla birlikte kadınlar da çalışma hayatında aktif rol almaya başladı. Bu durum da annelerin, çocuklarıyla birlikte oldukları zamanı kısalttı. Annelerin bu durum karşısında bize başvuruları günden güne artıyor. Bunun yanı sıra öfkesini kontrol edemeyen ebeveynlerin, çocuklarıyla olan ilişkileri sebebiyle başvuruda bulunmaları da gözlenen bir başka durum.
 
Suçluluk hissetmenin olumlu tarafları var mıdır?
* Suçluluk hissetmek normal yaşamınızı zorlaştırmadığı sürece bir sorun olarak değerlendirilmemeli. Normal sınırlar içinde hissedilen suçluk duygusunun; kendimizi sorgulamak ve davranışlarımızı kontrol etmek için olumlu bir yanı olduğu söylenebilir.
 
Çocuklarına yeterince vakit ayıramayan annelerin işten geldikten sonra tüm ilgisini çocuğuna göstermesi doğru bir yaklaşım mıdır?
* Annenin tüm ilgisini çocuğuna göstermesinin olumsuz ya da yanlış bir yönü yoktur. Ancak bu durumun ne kadar sürdüğü ve sıklığı önemlidir. Çalışan kadınların eve geldiklerinde tek rolleri anne olmak değildir. Kişisel olarak kendilerine de zaman ayırmaya ihtiyaçları vardır. Belki eve geldiklerinde ilk işleri çocuklarıyla ilgilenmek olabilir, ama bu tek sorumlulukları değildir. Eşler ve kişisel ihtiyaçlar unutulmamalıdır.
 
Babanın anneye yardımı önemli bir konu… Anne baba arasında nasıl bir karı koca dayanışması olmalıdır?
* Babaların annelere destek olması şart. Anne çalışıyorsa babanın çocuğuyla daha çok vakit geçirmesi gerekir. Eğer anne çalışmıyor, baba çalışıyorsa; akşamları hem çocuğuyla geçiremediği zamanı telafi etmeli, hem de anneye yardımcı olmak için çocuğuyla vakit geçirmelidir. Her ikisi de çalışıyorsa, eve geldiklerinde çocukla ilgilenmek sadece annenin sorumluluğu olduğu yanılgısına düşmeden, anne ve baba mutlaka çocukla birlikte vakit geçirmelidir.
Kaynak: www.gazetevatan.com
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title