5 anneden 1’i doğum sonrası tehlike altında!

Annelerde en sık görülen ruhsal problemin ‘doğum sonrası depresyon’ olduğunu belirten Prof. Dr. Nazan Aydın, “Gebelikte ve doğum sonrası dönemde anneler hassas oluyorlar. Gebelik sırasında bizim karşılaştığımız ruhsal hastalıklar var. Annenin gebelik sırasında yaşadığı ruhsal hastalık tedavi edilmezse hem bebek hem kendisi için sorunlara yol açabiliyor. Doğum sonrası özellikle annelerin hassas olduğu bir dönem. İlk 6 hafta yani 40 günlük dönemde anneler daha hassas hale gelebiliyor ve bizim bu dönemde en çok korktuğumuz doğum sonrası depresyonu oluyor” diye konuştu.
 
“BEBEĞİN ERGENLİK DÖNEMİNİ BİLE ETKİLİYEBİLİYOR”
 
Her 5 anneden 1’inin gebelikte ya da doğum sonrası dönemde ruhsal hastalık geçirme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Nazan Aydın,10 anneden 7’sinin ise tedavi olamadığını vurguladı. Aydın bu durumun anne ve bebeğe vereceği zararları şu sözlerle açıkladı:
 
“Bu durum, gebelikte başlayan ruhsal bir hastalık ise düşük, erken doğum gibi istenmeyen etkilerin ortaya çıkma ihtimali yüksek oluyor. Anne, gebelikte bir ruhsal hastalık geçirdiğinde özellikle depresyon sonrası gerekli bakımı almıyor, kontrollerine gitmiyor, yeterli beslenmiyor, düzensiz uyku sonucu yeterince dinlenemiyor. Dolayısıyla bu gebeliğin seyrini olumsuz etkiliyor. Gebelikte geçirilen ruhsal hastalık ileride bebeğin büyüme, gelişme ve ruh sağlığını da olumsuz etkiliyor. Çalışmalar annesi gebelikte depresyon geçirmiş bir bebeğin ergenlik döneminde ruhsal hastalıklara daha yatkın olduğunu gösteriyor. Annelerin mutlaka fark edilip tedavi edilmesinin öneminin altı çizilmeli.”
 
“LOHUSALIK HÜZNÜ DİYE BİLİNİYOR ANCAK CİDDİYE ALINMALI”
 
Annelerin doğum sonrası yaşadığı problemlerin yeterince tanınmadığını ve teşhis edilmediğini belirten Doç.Dr. Aylin İlden Koçkar ise bu duruma ‘lohusalık hüznü’ denilerek geçiştirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Annelerin yüzde 75’inin tanı almadığına dikkat çeken Doç. Dr. Koçkar şunları söyledi:
 
“Bu ‘lohusalık hüznü’ diye biliniyor ve aileler tarafından ruh sağlığı uzmanına gidecek kadar ciddiye alınmıyor. Ruh sağlığı sorunu yaşayan annelerin yüzde 75’i tanı alıp, tedavi edilmiyor. Böyle olunca da sorun çok daha ciddi seviyelere çıkana dek maalesef ruh sağlığı uzmanına başvurulmuyor. Doğum sonrası dönemde ise, ruh sağlığı sorunu olan bir annenin bebeğe uygun ilgiyi gösterememesi anne bebek bağlanmasının oluşmasında engeller oluşturabilmektedir. Halbuki annenin bebek ile olan ilişkisi çok kıymetli. Anne bebek ilişkisi olursa anne-bebek arasında sağlıklı bağlanma ilişkisi gelişiyor. Sağlıklı bağlanma sonradan ortaya çıkabilecek psikopatalojinin önleyicisi aslında. Anne ve bebek sağlıklı bağlanma kuramadığında, bebek büyürken kendisinde de ruh sağlığı bozukluğunun gelişmesi söz konusu olabilir. O nedenle en erken müdahale bebek anne karnındayken yapılan müdahaledir. Annenin psikolojik sağlığı iyi ise, anne-bebek bağlanması sağlıklı ve güvenli biçimde oluşturulabilir, annenin keyifli bir biçimde bebeği ile ilgilenmesi söz konusu olur, bu da daha sonra çocuklarda ve sonranın yetişkinlerinde pek çok ruh sağlığı sorununu da engellemiş oluruz.”
Kaynak: www.turktime.com
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title