3 yaş altında kanser vakalarında artış var

Dünyada her yıl 300 bin çocuk kanser oluyor. Türkiye’de ise 3 bin çocuğa kanser teşhisi konuluyor. Uzmanlar son yıllarda lösemi vakalarında artış olduğunu, hastalığın özellikle 3 yaş altında yoğunlaştığına dikkat çekiyor.
 
Bugün 15 Şubat Dünya Çocukluk Çağı Kanserleri Günü… Dünyada her yıl 300 bin çocuk kanser oluyor. Dünya çocuklarının yüzde 80’i düşük-orta gelir seviyesine sahip ülkelerde yaşıyorlar ve bu ülkelerde kanser tanısı alan çocukların yüzde 80’i hayatını kaybediyor. Türkiye’de ise her yıl yaklaşık 3000 çocuk kanser tanısı alıyor.
 
BEBEKLERDE BİLE VAR
 
Ülkemizde 1 yaşın altındaki bebeklerde dahi kanser vakalarına çokça rastlanır oldu… Uzmanlar son yıllarda lösemi vakalarında artış olduğunu, hastalığın özellikle 3 yaş altı çocuklarda yoğunlaştığına dikkat çekti. Birleşmiş Milletler, 4 temel bulaşıcı olmayan hastalığı (kanser, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve kronik solunum hastalıkları) yetişkin ve çocukların hayatını kaybetmesinin ilk nedeni olarak gösteriyor.
 
YANLIŞ TEDAVİ ÖLDÜRÜYOR
 
Çocukluk çağı kanserleri çoğunlukla tedavi edilebilir, ancak pek çok çocuk ve ergen, geç teşhis ve yanlış tedavi sebebiyle hayatını kaybediyor. Kansere yol açan nedenler sırasıyla şöyle: Sigara (çocuğun bulunduğu ortamda sigara içilmesi), beslenme, kanserojen maddeler, hareketsiz yaşam, tarım ilaçları, kimyasal katkılar, gıda koruyucuları (raf ömrünü uzatan maddeler), genetik faktörler.
 
NEDENSİZ BURUN VE DİŞ ETİ KANAMALARINA DİKKAT
LÖSEV’in Kurucusu ve Başkanı Dr. Üstün Ezer, çocukluk çağı kanserleri içinde yüzde 35 ile en sık görülen türünün lösemi olduğunu söyledi. Ezer, löseminin en çok görülen belirtilerini, nedensiz burun ve diş eti kanamaları, deri altında noktasal kanamalar, nedensiz morluklar, lenf bezlerinde, karaciğer, dalakta büyüme, kansızlığa bağlı halsizlik, yorgunluk, solukluk, özellikle bacak kemiklerinde ağrı, görme bozuklukları, baş ağrısı olarak sıraladı. Löseminin, çocuk ve yetişkinlerde her yaşta görülmekle birlikte en sık 1- 8 yaşları arasında ortaya çıktığına işaret eden Ezer, “Daha fazla ‘ama’ ile başlayan bahaneler üretemez, bu konuyu halının altına süpüremeyiz. Ülkemizin ve dünyamızın geleceği olan çocuklar, kaliteli bir tedaviyi, mutlu ve sağlıklı bir hayatı hak ediyor” dedi.
 
ÇOCUĞUNUZU BİLGİLENDİRİN
 
Çocukluk çağı kanserlerinde teşhis ve tedavi sürecinde ailenin tutumu, çocuğun yaşayacağı kaygıyı azaltmada etkili oluyor. Çocuğun hastalığı ve tedavi süreciyle ilgili mutlaka bilgilendirilmesi gerekiyor… Uzman Psikolog Aynur Sayım, kanser teşhisi ve sonrasında aile psikolojisinin önemine işaret etti. Kanser teşhisinin ilk öğrenildiği dönemin hem hasta hem aile için çok yıkıcı olduğunu söyleyen Sayım, çocukların bu süreçte güvende olduklarını hissetmesinin çok önemli olduğunu vurguladı. İşte anlattıkları: “Önce hastalık kabullenilmeli. Sorunu tanımlayıp aile ve çocukların bilgilendirilmesi gerekir. Bunu doktor ve psikolog/psikiyatristin yapması gereklidir. Aile öncelikle bilinçlenmelidir. Nasıl davranacak, onları nasıl bir sürecin beklediğini öğrenmelidir. Çocuklar bu süreçte en çok korunup kollandığını, ihtiyaçlarının karşılanacağını hissetmek ister.”
 
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title