Sizi, bebeğinizle paylaşmaya hazır mı?

Anneler, evinizin yeni üyesi oldukça sevimli biliyoruz. Ona tüm sevginizi vermek için 9 ay beklediğinizi de. Peki, eşiniz sizi bebeğinizle paylaşmaya hazır mı?
 
Doğum sonrası kadınlar, özellikle de ilk birkaç ay ilgi ve alakalarının çoğunu bebeklerine yöneltirler. Bu olağan durum ile anne-bebek arasında gelişen yoğun bağlanma ilişkisi, bazı babaların kıskançlık duymasına neden olabilir. Hem eşinin ilgisini kaybettiğini düşünebilir hem de bebeğini kendisine rakip görebilir. Bu durumu yönetmenin önemi üzerinde duran Emsey Hospital’dan Psikiyatrist Dr. Orhan Karaca’nın önerileri, babaların da ilgiye ihtiyacı olduğunu hatırlatıyor.
 
İhmal edilmişlik duygusu
Sık görülmemekle birlikte bazı babalar ihmal edilmişlik duygusu nedeniyle zaman zaman kendi çocuklarını da kıskanabilirler. Doğum sonrası süreçte anneler, özellikle de ilk iki ay neredeyse tüm ilgilerini bebeğe yönlendirirler. Bu durum, anne-bebek iletişimi açısından sağlıklı ve normaldir. Ancak bu ilgi, babanın anneyle olan eski ilişkisine özlem duymasına ve bebeğe olan ilgiyi kıskanmasına neden olabilir. Bebeğe karşı yoğun ilgi gösterme süresi daha da uzadığında, babadaki ihmal edilmişlik duygusu pekişebilir. Eşinin kendisine yeterince ilgi göstermediğini, birbirleriyle artık yeterince zaman geçiremediklerini düşünen baba, kırgınlık ve hatta kızgınlık hissedebilir.
 
Süreci yönetmek mümkün
Babanın, annenin bebekle olan iletişimini kıskanması yönetilebilir bir süreçtir. Bu süreçte hem anneye hem de babaya bazı görevler düşer. Örneğin; baba eşinden artık ilgi göremediğini düşündüğünde, bunu eşiyle çekinmeden paylaşmalı ve iletişimi kesmemelidir. Bunu dile getirirken olumlu cümleler kurulması ve kızgınlıkla davranmaktan kaçınılması, ilişkinin yeniden normalleşmesine yardımcı olacaktır. Kıskanma, ikili ilişkilerde her zaman şikayet edilen bir durum değildir. Bazen olumlu yanları da olabilir. Kıskanılmak, bazı kadınlarda güven duygusunu artırır. Kıskançlığın bir kriz oluşturmaması için babanın ihmal edildiğini düşünmemesi sağlanmalıdır. Kadın, sevgisini güzel cümleler, sarılma ve fiziksel temas ile göstermelidir. Bu davranışlar, evlilikte güven duygusunu artırır, huzura katkı sağlar, iletişimi güçlendirir.
 
ÖNERİLER…
Annenin, bebeğiyle olan yoğun iletişim sürecine babayı da dahil etmesi, babanın ihmal edildiği duygusunu kontrol altına almasına yardım eder. Bu konuda yapılabilecekler ise şu şekildedir:
– Anne bebeğin altını değiştirirken veya üstünü giydirirken babaya da fırsat vermelidir. Böylece anne ile bebek arasında olan güzel ilişki bebek ile baba arasında da gelişebilir.
– Anneler, babalardan ev işleri ya da bebek bakımı konularında yardım istemekten çekinmemelidir. Babalar bu durumda, ailenin ona ihtiyacı olduğunu hissedecek ve yardım etmekten mutluluk duyacaktır.
– Bebek emzirilirken babanın da anne ve bebeğin yanında bulunmasına izin verilmelidir. Bebeğin anneyle olan iletişiminin yakından gözlemlenmesi, babanın annelik duygusuna karşı fikir sahibi olmasını ve onu anlayabilmesini sağlar.
– Bebek bakımı konusunda görev dağılımı yapılması, bebeğin babayla da ilişki kurmasına fırsat vereceğinden ihmal edilmemelidir.
 
“Olumsuz ifadelerden kaçının”
 
Babalara karşı kullanılan “Sen anlamazsın.”, “Yapamazsın.” gibi bazı olumsuz ifadeler, çiftlerin iletişimini kısıtlar. O nedenle babaya da görevler verilmeli, daha olumlu ve yapıcı ifadelerle babadan ricada bulunulmalıdır.
Kaynak: Sabah / Işıl EVRİM AKGÜN
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title