Anne karnındaki bebeğin hareketleri nasıl olmalı?

Anne karnındaki bebeğin hareketleri, hamileliğin 7-8. haftaları gibi çok erken bir dönemde başlıyor. Ancak bunun ultrasonda görülmesine rağmen hareketleri genelde 16 – 22. haftalar civarında hissedilmeye başlanıyor. Deneyimli annelerin bebeklerinin ilk hareketini, yeni anne adaylarına göre genelde daha erken hissettiğini söyleyen Jinekolog Op. Dr. Filiz Ak, bu dönem hakkında bilgiler veriyor:
“Bunun nedeni, deneyimli annelerin bebek hareketlerini bağırsak hareketi gibi diğer karın içi hareketlerden ayırt edebilmeleridir. Zayıf anne adayları kilolulara göre bebeklerinin oynadığını daha erken dönemde fark eder. Benzer şekilde birden fazla sayıda bebeğe hamile olan anne adayları da bebek hareketlerini daha önce hissedebilirler.”
Anne Neler Hisseder?
Annenin hissettikleri üzerine Ak şunları kaydediyor: “Kadınlar bebeklerinin ilk hareketlerini hissetmeye başladıklarında bunu değişik şekillerde tarif ederler. Göz seyirmesi, karnın içinde mısır patlıyormuş, küçük bir balık yüzüyormuş ya da kelebek kanat çırpıyormuş şeklindeki tarifler en sık kullanılan benzetmelerdir. Başlangıçta gaz ya da bağırsak hareketi ile karıştırılan bu ilk hareketler, daha düzenli şekilde fark edilmeye başlandıktan sonra kolayca diğer hareketlerden ayırt edilebilir. Bu erken hareketler ayakta değil otururken ya da yatarken fark edilebilir. Başlangıçta bebeğin hareketlerinin sayısı az ve araları açıktır. Bir gün birkaç hareket hissederken ertesi gün hiç hareket hissetmeyebilirsiniz. Bebeğiniz sürekli ve düzenli bir şekilde hareket etmesine karşın bu hareketlerin çok büyük bir kısmı sizin hissedebileceğiniz kadar güçlü değildir. Ancak ikinci üç ayın sonlarına doğru hareketler, daha düzenli ve güçlü hale gelir ve sizin hissettiğiniz hareket sayısı da artar.”
Her Bebeğin Hareket Düzeni Farklı
Her bebeğin kendine özgü bir hareket düzeni olduğunu biliyor muydunuz? Hatta ikiz ya da üçüz hamileliklerde de her bebeğin hareket düzeni farklı. Plasentanın ön tarafta yerleştiği durumlarda hareketlerin daha az hissedilebileceğine değinen Ak, her anne adayının vücut yapısı farklı olduğu kadınların birbirleriyle kıyaslama yapmamaları gerektiğini söylüyor. Aynı anne adayının iki hamileliğindeki bebek hareketlerinin bile birbirinden farklı olabileceğinin altını çiziyor. Bebeğin Hareketlerini Takip Bebeğin hareketleri takip etmek, aynı zamanda bebeğin sağlığı hakkında bilgi edinmek için gerekli. Filiz Ak dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor:
“Gerçekten de hamileliğin son üç aylık dönemine girdiğinizde gün içinde bebeğinizin hareketlerini takip etmek ve saymak, onun karnınızda iyi olduğunu göstermesi açısından önemli ipucu verebilir. Bunun için ideal olan, genelde en çok aktif olduğunu bildiğiniz günün hemen hemen aynı saatlerde sayma işlemini yapmak. Bu işlemi yemek sonrasında yapmak daha avantajlıdır. 28-30. haftadan önce ise bebek hareketlerini saymaya çalışmanın pek bir anlamı yoktur. En sık kullanılan yöntem oturur ya da sol yana yatmış pozisyonda iken hareketleri saymak. Vücut hareketi, seğirme, tekme gibi tüm hissedilebilen hareketler geçerlidir. Bebeğiniz bu şekilde saatte dört, beş hareket yapıyorsa ya da iki saat içinde fark edebildiğiniz hareket sayısı on civarındaysa sorun yoktur. Bebeğinizin hareketleri azalmış gibi görünüyorsa, beş, on dakika yürüyün, süt, meyve suyu, çikolata gibi bir şeyler atıştırın, iki, üç bardak su için ve yeniden deneyin. Hamileliğin son dönemlerinde hareket sayılarında belirgin bir azalma fark ederseniz ve iki saat içinde hissettiğiniz hareket sayısı ondan az ise doktorunuza bilgi verin. Bebeğin iyilik halinin istirahat durumunda saptanması için NST(NONSTRESS TEST) ve uyarana karşı iyilik halinin saptanması için CST(kontraksiyon stress test) yapılması önerilebilir. Ayrıca akustik stress test denilen sesli uyarana karşı bebek hareketlerini saptayan başka bir test de mevcuttur.”
 
Kaynak: Hürriyet Aile
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title