İnatlaşan çocuğa böyle davranın!

İnat döneminde anne babalar çocuğa anlayış göstermeli, çocuğun ayrışma mücadelesini kırmamalıdır. Anne babanın tutarlı ve sabırlı olması, çocuğun bu dönemi daha rahat geçirmesine yardımcı olacaktır. Korkutmak, cezalandırmak, zıtlaşmak bu davranışların artmasına veya yerleşmesine yol açabilir.
 
O halde çocukların isteklerine nasıl cevap vermeliyiz?
 
*Öncelikle çocuğun her dediğini yapmayın. Ancak uygulayacağınız kuralların da mümkün mertebe gerekli, anlaşılır ve az olmasına dikkat edin. Gereksiz konularda fazla kural ve yasaklama getirirseniz, bir süre sonra çocuğunuza çok fazla “Hayır” demek zorunda kalırsınız. Çocuğa ne kadar çok “Hayır” derseniz onun bu mücadelesini körüklemiş,”Hayır” demesine zemin hazırlamış olursunuz.
 
*Çocuğa hayır demeden önce dikkatlice düşünün, “gerçekten hayır mı?” buna karar verin. “Hayır” dediğinizde; bu, gerçekten “Hayır” olmalıdır. Eğer istediği, gerçekte ihtiyacı olan bir şeyse ve temini de mümkün ise, çocuğu fazla üzmeden ihtiyacını yerine getirin. Kesinlikle mümkün değilse, saldırgan olmayan ama kararlı bir ifadeyle: “Hayır” deyin. Ve nedenlerini anlayacağı ifadeler kullanarak açıklayın. Çünkü çocuk, neden engellendiğini bilmezse haksızlığa uğradığını düşünür.
 
* “Evet” ya da “hayır”a tam olarak karar veremiyorsanız, çocuktan düşünme süresi isteyin. “Bilemiyorum, düşünmem lazım, biraz bekler misin? ” diyerek tekrar düşünün. Eğer düşünmeden söylediğiniz “Hayır”lar çocuğun inatçılık mücadelesi(küsmek, ağlamak, tepinmek ve avazının çıktığı kadar bağırmak) sonucunda “Evet” e dönüşürse, çocuk bunu mücadelesiyle kazandığını düşünecek ve bu eylem muhtemelen kronikleşecektir. Bu nedenle; esneklik sağlayabileceğiniz durumlarda, krizler ortaya çıkmadan alternatifleri değerlendirin. Böylece, çocuğunuz sadece inat ettiği için bir hak elde ettiğini düşünmeyecektir.
 
* Çocuktan bir şey yapmasını istediğinizde sözlerinizi “Hayır” cevabı almayacağınız şekilde ayarlayın. “Sütünü iç” diye dayatmak yerine; “Sütünü cam bardakla mı yoksa fincanla mı içmek istersin?” diye seçenek sunmak, daha doğru olacaktır.
 
* Çocuğa yapabileceğiniz başka seçenekler sunun. “Bu dediğini yapamam. Ama istersen şunu yapabiliriz, ne dersin?” diyerek; onun tarafında olduğunuzu, ortada bir çekişme ve inatlaşma olmadığını, dostça tavırlarınızla göstermiş olursunuz.
 
*3–3,5 yaş arasındaki çocuklar, yapılan açıklamaları anlamakta zorlanabilirler. Örneğin; bir başka çocuğun oyuncağını isteyip ağlayan çocuğa, siz istediğiniz kadar “bu oyuncak senin değil” deyip durun, bunu çocuğa anlatamazsınız. Henüz mülkiyet duygusunu kavrayamadıklarından, onlar için bir oyuncağa sahip olmak demek, eline almak demektir. Eline aldıkları andan itibaren oyuncak onların malıdır. Böylesi durumlarda çocuğa uzun uzun “Bak o senin değil, arkadaşının!” , “Çok ayıp!”, gibi açıklamalar hiçbir işe yaramayacaktır. Bu sebeple açıklama yapmak yerine, böylesi durumlarda çocuğun dikkatini başka şeye çekin ya da onu başka şeylerle oyalayıp unutturun.
 
*Kuralları belirlemede ve uygulamada uyum ve söz birliği içinde olun. Babanın kızdığı bir davranışı anne gülerek karşılar veya “Çocuğun üstüne gitme!” diyerek korumaya kalkarsa, çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu öğrenemez.
 
Çocuğunuz inat döneminde sizi ne kadar bıktırırsa bıktırsın, sevginizi geri çekerek onu cezalandırmayın. “Böyle davranırsan artık seni sevmeyeceğim.” tarzında tehditler kullanmayın. Her şeyden önce, anne-baba olarak bu olumsuz tutum ve hırçınlıkların geçici bir durum olduğunu ve her anne babanın bu süreçten geçtiğini unutmayın. Sebeplerini bildikten ve gerekli önlemleri aldıktan sonra, bu dönemi atlatmak aslında hiç zor değildir.
 
Kaynak: Mynet / Aylin Akyıldız Psikolog, Beyaz Danışmanlık Merkezi
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title