Çocuğunuzu dinleyin!

Aktif dinleme bir iletişim yöntemi olarak çocuğunuzun değil sizin sahip olmanız gereken bir tutumdur. Çocuklarınızı dinlemeye ve anlamaya çalışmaya küçük yaşlarda başlamak, aranızdaki iletişimin kalitesini destekleyeceğinden ileride ilişkiniz için olumlu kazanımlar sağlayacaktır.
 
Hayat bazen çocuklar için baş edilmesi zor ve adil olmayan olaylarla dolu olabilir. Ne yazık ki, anne-baba olarak isteseniz de bu zorlukları yumuşatamayabilirsiniz. Zorlanmalarda çocuğunuza öğüt ve ders vermeniz aranızdaki iletişimi etkileyecek duvarlar oluşabilir. Bu durumu ele alırken uygulayabileceğiniz en etkili yöntem çocuğunuzu doğru şekilde dinlemektir.
 
ÜÇ YANLIŞ TEPKİ
 
Çocuğunuzun bir sorunu getirmesine hangi yolla olursa olsun açık olun. Çünkü ancak bu durumda birlikte çözüm bulmaya ve zorluğun üstesinden gelmeye fırsatınız olacaktır. Çocuklar yaşadıkları zorlukları getirdiklerinde anne-babalar genelde şu tepkileri veriyorlar:
 
Üstünlük ve aşırı koruma: Çocuğunuza acıyarak, durumu çözmek için aceleci davranarak, onun yerine düzeltmeniz. “Ah yazık sana! Merak etme ben hemen hallederim…”
 
Ders vermek: Çocuğun kendi başına olduğu durumdan kurtarabilecek bir yol düşünmesine izin vermek yerine, durumu nasıl düzeltebileceğini ona sizin söylemeniz. “Bu duruma düşecek kadar dikkatsiz olduğuna inanamıyorum. Sana ne yapacağını söyleyeceğim ve ben ne dersem onu yapacaksın…”
 
Dikkatini başka yöne çekmek: Çocuğu içinde bulunduğu durumdan uzaklaştırıp onun başka bir şeylerle meşgul olmasını sağlamak. “Neyse canım olmuş bir kere. Boşver hadi gel oyun oynayalım…”
 
DÜŞÜNMESİNE YARDIMCI OLUN
 
Çocukla ebeveyn arasında iletişimi etkileyecek duvarları oluşturan bu üç tepkinin yerine aktif dinleme yöntemini kullanarak çocuğunuza ve problemine daha doğru bir şekilde yaklaşmış olursunuz.
 
Anne-babanın çocuğun getirdiği problemi, onu anladıklarını belirten hareketlerle dinlemesi ve çocuğun düşünmesine yardımcı olması aktif dinlemenin temel kuralıdır. Bu yaklaşımı kullanan anne-babalar okulu aramak, çocuğa nasihat etmek ya da dikkatini başka yöne çekmek gibi davranışlarda bulunmazlar.
 
İŞTE UYGULAMA
 
Yargılamayan sorular: ’Bugün senin sorunun ne?’ , ’Gene ne yaptın sen?’ gibi sorular iyi değil. ’Sence bunu yapmana ne sebep oldu?’ gibi çocuğu davranışı hakkında düşünmeye yönlendiren sorular doğru cevaplara ulaşmanızı sağlar.
 
Duyguları yansıtma: Eğer birine onu anladığınızı söylemek istiyorsanız, o anda onun neler hissettiğini tahmin edebildiğinizi bilmesini sağlayın. Çocuğunuzun duygularını anladığınızı belirtmenin en iyi yöntemi, bu duyguları sizin ağzınızdan duymasıdır.
 
Kontrol etme: Konuşmalar sırasında zaman zaman, çocuğunuzun dediğini doğru anlayıp anlamadığınızı kontrol etmeniz yararlıdır. Bu taktikle çocuğa, onu gerçekten anlamaya çalıştığınızı da göstermiş olursunuz.
Kaynak: Hürriyet
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title