Bebeğin cinsiyetini belirlemek mümkün mü?

Gebelik oluşmadan bebeğin cinsiyetini belirleme isteği, geçmiş tarihlerden günümüze kadar insanların ilgisini çeken bir konu olmuştur. İnsanların cinsiyeti belirleme konusundaki bu istekleri, halk arasında söylemlerle yayılan ve bilimsel olarak doğruluk kanıtı olmayan birçok teknik ve yöntemin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bilimsel dayanağı olmayan yöntemler arasında en popüler olanlar; biyolojik takvim ve çin takvimi yöntemleridir. Biyolojik takvim yönteminde, kadın ve erkeğin kız ve erkek çocuğa sahip olacağı dönemlerin varlığı kabul edilir ve bu dönemler anne ve baba adayının doğum tarihlerinden yola çıkarak hesaplanır. Çin takvimi yönteminde ise, kadının hamile kalacağı ay ve yaşına göre cinsiyet tahmini yapılan bir çizelge vardır.
Unutulmamalıdır ki herhangi bir yöntemi kullanarak cinsiyeti belirlediğini söyleyenlerin durumu tamamen tesadüften ibarettir. Bilimsel bilgiler ışığında bebeğin kız ya da erkek olma ihtimali yüzde ellidir ve bu durumda uygulanan yöntemden bağımsız olarak çiftlerin yarısının bebeğin cinsiyeti istediği gibi olacaktır.
Bebeğin kız veya erkek olmasında etkili olan faktörler nelerdir?
Bebeğin cinsiyetini belirleyen erkekten gelen sperm hücresidir ve dolayısıyla belirleyici babadır. Ülkemizdeki tüp bebek uygulamalarında yumurtaya enjekte edilecek spermin genetik yapısına bakılarak cinsiyet belirlemesi yapılması ancak cinsiyete bağlı geçiş gösteren hastalıkların engellenmesi gibi tıbbi sebeplerle yapılabilir.
Bebeğin cinsiyetini gebelik öncesi belirlemeye yönelik herhangi bir teknolojik çalışma veya araştırma var mıdır?
Geleneksel yöntemlerden daha güvenilir olan, bilimsel araştırmalar ve bulgular ışığında uygulanan ve hala geliştirilmekte olan yöntemler vardır. Ancak cinsiyet seçim kararının anne ve babaya bırakıldığı bu uygulama ve yöntemlerin yaygınlaşmasının, ilerleyen yıllarda dünyada cinsiyet dengesizliği ile ilgili sorunlar yaratacağını ön görmek çok da zor olmaz.
 
Selnas Yöntemi (Babychoice yöntemi)
İsviçre’deki laboratuvarlarda geliştirilen ve 1997 yılından bu yana kullanılan yöntemin dayanağı; yumurta hücresinin yüzeyinde bulunan elektriksel çekim gücünün bazı dönemlerde X ( kız ), bazı dönemlerde Y ( erkek ) kromozomu ile döllenmeyi kabul edecek şekilde, annenin biyolojik saatine göre değişmesidir. İsviçre’deki laboratuvara çiftlerin kanları ve bazı bilgileri yollanır, bunlardan edinilen bilgi ile cinsiyet dönemlerini belirleyen takvimler oluşturulur ve çiftlerin bu belirlenen dönemlerde ilişkiye girmesi gerekir. Bu yöntemde anne veya babaya, yumurta ya da sperme herhangi bir müdahale, ayrıştırma yapılmaz. Başarı şansının yüzde 90 olduğu iddia edilmektedir.
Shettlesmetodu
Kolay ve sadece yumurtlama gününü hesaplayarak uygulanabilen bu yöntem; Y kromozomu ( erkek bebek için gerekli ) taşıyan spermlerin, X kromozomu ( kız bebek için gerekli ) taşıyan spermlere göre daha hızlı olması ve daha az yaşaması esasına dayanmaktadır. Buna göre, ilişkiye yumurtlama gününden sonra girilirse hızlı olan Y kromozomlu sperm ile döllenme, erkek cinsiyet ihtimali artar. Diğer taraftan, yumurtlamadan 2 gün önce ilişkiye girilirse dayanıksız olan Y kromozomlu spermler ölmüş olur ve daha uzun yaşayabilen X kromozomlu sperm ile döllenme, kız cinsiyet olma ihtmali artar.
Microsort ve Ericcson yöntemleri
Her iki yöntem de aşılama (IUI) yöntemi ile gebelik oluşturulması gerektirir. Aşılama için hazırlanan spermler X ve Y kromozomu içerenler olarak ayrılır ve istenen cinsiyet kromozomunu içeren spermler yumurtlama gününde rahmin içine bırakılır. Yüzde 70-80 başarı şansı olduğu bildirilmektedir.
PGD ( prekonsepsiyonel genetik tanı )
Gebelik oluşmadan önce cinsiyeti yüzde 100 doğruluk ile belirleyen, en gelişmiş tanı testidir. Bu yöntemde, tüp bebek uygulaması sırasında oluşturulan, henüz rahme yerleştirilmemiş döllenmiş embriyolardan bir hücre alınarak kromozom yapısı incelenir ve cinsiyeti öğrenilir. Eğer embriyo istenen cinsiyette ise rahme yerleştirilerek gebelik oluşması sağlanır. Ülkemizde ve birçok ülkede, cinsiyetin belirlenmesi amacıyla kullanılması yasaktır. Sadece genetik geçişli hastalıkların taranması ve rahme transfer öncesi sağlıklı embriyoların seçilmesi için kullanılır.
 
Erkeğin spermi kaliteliyse bebek kız olur düşüncesi doğru mudur?
Shettles metodunu destekler nitelikte olan bu düşünce, X kromozomu taşıyan ( kız bebek oluşmasını sağlayan) spermlerin, Y kromozomu taşıyan (erkek bebek oluşmasını sağlayan) spermlere göre daha uzun süre dayanıklı ve canlı kalmasına dayanmaktadır. Yumurtlama gününden önce olan ilişkilerde yumurtlama gününe kadar canlı kalan X kromozomlu spermler sayesinde cinsiyetin kız olma ihtimali daha fazladır. Bu nedenle halk arasında kaliteli (dayanıklı) sperm ile kız cinsiyet arasında bir ilişki olduğu düşünülebilir.
Bebek cinsiyetini belirleyen yiyecekler var mıdır?
Yiyeceklerle bebeğin cinsiyetinin belirlenmesinin kanıtlanmış bilimsel bir dayanağı yoktur. Anne adayının, gebelikten en az 6 hafta öncesinden et, balık, sebze, çikolata, tuz gibi potasyum ve sodyum içeriği zengin besinlerle beslenmesinin erkek bebek ihtimalini; süt, peynir, tuzsuz fıstık, fasulye, brokoli gibi kalsiyum ve magnezyum içeriği zengin besinlerle beslenmesinin kız bebek olma ihtimalini arttırdığı bazı genetik bilimciler tarafından iddia edilmektedir. Ancak beslenme ve cinsiyet ilişkisi hakkında henüz kanıtlanmış bir bilgi yoktur.
Kaynak: http://www.hthayat.com/
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title