Güçlü ve iyimser çocuk yetiştirmek için önemli ipuçları…

Anne baba olarak en önemli işlerimizden biri çocuğumuzdaki pozitif duyguları ve özellikleri ortaya çıkarmaktır. İşte anne babalara çocuklarına iyimserliğin ve güvenli bağlanmanın tohumlarını atıcı bazı öneriler…
Çatışmaların ve kavgaların zararlarını azaltmak için şunları yapabilirsiniz.
 
Çocuğun önünde fiziksel şiddet kullanmayın. Buna bir şeyler fırlatmak ve kapı çarpmak da dahil. Bu tür davranışlar çocuğu haddinden fazla ürkütür.
Eşinizi çocuğun önünde kalıcı ve genelleştirilmiş bir lisanla eleştirmeyin. Ör: “senin baban hayatta hiçbir şeyi beceremez”, “senin annen bencilliğin en iyi örneğidir”.
Birbirinize küsmeyin, çocuğun gözünden kaçmaz.
Çocuğunuzdan taraf tutmasını istemeyin.
Uzlaşma ile sonlanmayacağından emin olduğunuz bir tartışmayı çocuğun önünde başlatmayın.
Saldırmak yerine, duygularınızı güvenli bir şekilde ifade edin.
Kızgınlığınızı kontrol ederek model olun. Sakinleşmek için yavaşlayın ve kendinize zaman verin.
Çatışmaları çocuğun önünde çözün ve anlaşmazlıkların sevginin bir parçası olduğunu, doğal olduğunu çözülebilir olduğunu hissettirin.
Şayet eşinizi çocuğun önünde eleştirecekseniz tüm kişiliği ile ilgili eleştiriler yapmayın; o anda o duruma özel eleştiri yapın. Ör: “baban böyle yorgun olunca, biraz sinirli oluyor”.
Tüm bunların yanı sıra anne baba olarak bebeklikten itibaren özellikle şunlara dikkat etmelisiniz:
 
Çocuğunuzu çok uzun süre yatakta yalnız başına ağlatmayın. İhtiyaçlarını zamanında karşılamaya çalışın.
Çocuğunuzu çok uzun süre ıslak ya da aç bırakmayın.
Mümkünse -özellikle ilk birkaç ay- uyanır uyanmaz ve akşam yatmadan önce mutlaka sizi görsün.
Çocuğunuza önceden tahmin edilemeyen durumlar yaşatmamaya çalışın. Bu onları çaresiz, sinirli, üzgün ve pasif bir duruma düşürür. Örneğin; önceleri düğmesine basıldığında ses çıkaran bir oyuncak bozulduğu için artık ses çıkarmıyor ise, ancak durup dururken aniden ses çıkarıyor ise bu durum çocuğunuz için ‘önceden tahmin edilemeyen’ bir durumdur. Çocuğun bu oyuncak üzerinde hiçbir kontrolü kalmamıştır.
Yeni bir durum ile karşılaştığında ona küçük ve başarılabilir adımlar verin ve yaşatın. Örneğin; çocuğu su ile tanıştıracaksanız, önce küçük su fışkırtmaları ile başlayın. Daha sonra bileklerinden başlayarak su seviyesini yükseltin.
Çocuğunuza seçim olanakları tanıyın. Örneğin; yemekleri ağzın tıkıştırmayın. Masadaki yiyeceklerden hangisinden başlamak istediğini sorun. Açık büfede tabağını kendisine hazırlatın. Mümkünse giysi seçimini de kendisi yapsın.
Çocuğunuzu saatlerce mama sandalyesinde, pusette, oyun parkında bırakmayın. Keşfetmesi, çevreyi araştırması için fırsatlar tanıyın. Etrafına biraz çaba ile.keşfedebileceği yeni objeler bırakın. Güvenliksiz bir duruma gelmediği sürece yaptığı keşifleri engellemeyin.
Bir şeylerin üzerine tırmanma,büyük bir ayıcığı kaldırma, bisiklet, paten kullanma çocuğun kendine güven duygusunu arttıracaktır.
Bebeğinizle senkronize oyunlar oynayın. O elini iki kez vurunca siz de vurun. O ‘oooo…’ deyince siz de ‘oooo…’ deyin. Bu durumdn çok hoşlanacak ve gülecektir. Siz de gülün. Bebeğiniz sevdiği kişileri hareketleri ile etkileyebildiğini düşünecektir.
Onu sık sık kucaklayın. Bol fiziksel temas kullanın.
Ceza vermek durumunda kaldı iseniz, cezanın nedenini anlamasını sağlayın. Nedeni anlamaz ve sadece sizden korktuğu için davranışını düzeltir ise, ‘güvensiz’ bir birey olmaya aday olabilir.
‘Hayır’ kelimesini limitli kullanın. Kendiniz için hoş olmayan her durumda ‘hayır’ demeyin. Bu kelimeyi gerçekten tehlikeli durumlarda kullanın. Hoşunuza gitmeyen durumlar için ‘daha yavaş…’ gibi farklı söylemler kullanın.
Yaklaşmasını istemediğiniz objeleri ‘hayııır’ demeden sadece kaldırın ve erişemeyeceği bir yere koyun.
Övgüyü yerinde, zamanında ve yeterli miktarda kullanın. Neden övüldüğünü anlamasını sağlayın.
Çocuğunuza ‘güvenlik mesajları’ verin. Örneğin; doktora aşı olmaya gidecekse, orada yaşayacağı küçük acıyı önceden basit bir dille anlatın. Ama bu küçük acının onu ilerideki büyük acılardan nasıl koruyacağını açıklayın.
Uykuya yatmadan önce ‘yatak sohbetleri’ yapın.O gün başınıza gelen iyi ve kötü olayları paylaşın. Sıkıntılarından arınarak uykuya dalmasını sağlayın.
Çocuğunuzun önünde sergilediğiniz kendi yorumlama stillerinize dikkat edin. Kötümser yorumlama biçimlerinizden arınmaya çalışın. Çocuğunuzun kötümser yorumlarına tanık olur iseniz, ona olası diğer iyimser alternatifleri farkına varması için yardım edin.
Kaynak: http://www.bebekkokusu.com/
Klinik Psikolog Olcay Güner
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title