Kadının hayatında yoğurdun önemi…

Yoğurt, kadınların yaşam boyu beslenmesinde son derece önemli bir yere sahiptir. Yoğurtta bulunan proteinin yüksek biyolojik değerinin yanı sıra içeriğindeki vitaminler ve sodyum, kalsiyum, demir, manganez, fosfor gibi elementler ve diğer eser elementler birlikte yüksek biyoyararlılık sağlar. Bu anlamda vücut gelişimi, kemik sağlığı, düzenli uyku için iyi bir besin kaynağı olarak gösterilmektedir.

Yoğurdun yapısındaki karbonhidrat, protein ve yağ son derece dengelidir. Bir kâse yoğurt tüketildiğinde; ortalama 9-10 gr karbonhidrat, 6 gr protein ve 6 gr da yağ alınmaktadır. Düzenli olarak tüketilen yoğurt sayesinde vitamin A, folik asit, omega-4, kalsiyum ve magnezyum gibi ihtiyacı önemli bir oranda karşılanabilmektedir. Bir porsiyon yoğurt; önemli bir miktarda potasyum, fosfor, riboflavin, iyot, çinko ve vitamin B5 (pantotenik asit) içerir. Yoğurt ayrıca kırmızı kan hücreleri korur, sinir sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olan B12 vitaminini de içerir. B12, sakin ve düzenli bir hamilelik süreci yaşanmasını sağlar, ayrıca uyku düzeni için de yararlıdır.

Yoğurdun kemik erimesi, obezite ve kalın bağırsak kanseri gibi çeşitli sağlık sorunlarına iyi geldiği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilinmektedir. Bu açıdan ele alındığında kalsiyum, güçlü kemikler ve sağlıklı dişler için kadının yaşamının her döneminde olduğu gibi hamilelik sürecinde de gerek kendi vücut yapısı gerekse bebeğinin gelişimi için büyük önem taşımaktadır. Yoğurt çok iyi bir kalsiyum kaynağıdır. Vücut yeterli kalsiyum aldığında bunu doğrudan kemik gelişimi için kullanılır. Bu anlamda osteoporozun önlenmesinde yoğurdun önemi ortaya çıkar. Hamilelikte son derece önemli olan yoğurt tüketimine, hamilelik sonrasında da devam edilmelidir.

Yoğurt anne karnında gelişmekte olan fetüsün kemik, diş köklerinin oluşması ve büyümesi için gerekli olan kalsiyumu bol miktarda içerir. Anneden bebeğe kemik ve kafa gelişimi için sürekli kalsiyum akışı olmaktadır, özellikle iskelet gelişiminin en hızlı olduğu dönem olan gebeliğin üçüncü ayında vücudun kalsiyum ihtiyacı şiddetle artmaktadır. Bu dönemde yeterince kalsiyum alamayan anne adaylarının, sonraki yıllarda kemik erimesi olarak tanımlanan osteoropoz sorunuyla karşılaşması kaçınılmaz bir sonuçtur.

Kalsiyum; vücutta kas, kalp ve sinir sisteminin işlevlerinin yerine getirilmesinde, kan pıhtılaşması ve bazı enzimatik faaliyetlerin görevlerini üstlenmesinde çok büyük bir rol oynar. Dolayısıyla günlük düzenli yoğurt tüketimi; hamileliğe bağlı yüksek tansiyon, astım, bağırsak kanseri, böbrek taşı oluşumu, diş çürümesi, kemik erimesi gibi sorunların önlenmesine yardımcı olacaktır.

Öte yandan D vitamini kalsiyumun depolanmasına yardımcı olan çok önemli bir faktördür. Yoğurttaki kalsiyum ve D vitaminin birlikteliği, kemiklerin güçlenmesini sağlar. Besinler ile D.vitamini ihtiyacının sadece %10’luk bir bölümü sağlanabilmektedir. Hamilelik sürecinde ise hızlı tüketimden dolayı sürekli D.vitamini gereksinimi atmaktadır. Güneş ışınları gerçek D.vitamini kaynağıdır ve her gün saat 11:00 ila 15:00 arası güneş ışınlarının dik geldiği saat aralığında güneşten en iyi şekilde faydalanmak gerekmektedir. Bunun için kollar, bacaklar, eller ve yüzün 15 dakika kadar hafifçe pembeleşmesi sağlanmalıdır. Böylelikle düzenli bir D vitamini depolanmış olur. Güneşlenmenin yanı sıra her gün tüketilen bir kâse yoğurt, kemik dokusunun içinde anormal derecede boşluklara neden olan osteoporozun önlenmesinde ciddi bir rol alacaktır.

Yoğurt probiyotik gıdalar arasında önemli bir yer tutmaktadır. Probiyotik gıdalar beyin fonksiyonlarının gelişimine katkı sağlamaktadırlar. Bu özelliğiyle anne tarafından tüketilen yoğurdun bebeğin sağlıklı gelişimine katkıda bulunacağı asla unutulmamalıdır.

Hamilelikte karşımıza çıkan bir takım kabızlık, ishal gibi düzensizlik problemlerini yoğurdun içerdiği probiyotik maddeler sayesinde çözümlemek mümkündür. Bağırsaklarda bulunan ve tüketilen gıdaların sindirimi sırasında kullanılan iyi bakterilerin sayısı azalmaya başladığında, kabızlık gibi sindirim sorunları görülür. Yoğurdun mayalanması sonucu ortaya çıkan faydalı bakteriler, bağırsak hareketliliğini artırarak bağırsakların çalışmasını hızlandırır ve kalın bağırsakta oluşan toksik maddeleri emerek dışarı atılmasını sağlar. Yoğurt sindirimi kolaylaştırır. Yoğurt bu iyi bakterileri içerir ve bu özelliği ile kabızlığa karşı koruma sağlar, sindirimi kolaylaştırır. Unutulmaması gereken hamilelik sürecindeki en büyük sıkıntılardan biri kabızlık ve hazım problemleridir. İşte burada, hamilelik sürecinde anneye en büyük destek yoğurttan gelecektir, çünkü yoğurt vücutta kendi kendine sindirilebilen tek besindir. Ayrıca kolesterol seviyesini düşürmekte ve kan şekeri seviyesini korumaktadır. Bu bakterilerin temel görevi gıdaların parçalanmasıdır. Yoğurt bağırsak enfeksiyonuna neden olan zararlı bakterilerin dışarı atılmasına yardımcı olur. Genel anlamda sindirim sistemi için faydalı bir besin kaynağıdır. Yoğurt aynı zamanda vajinal ve solunum yolu enfeksiyonlarına karşı da koruma sağlar.

Yoğurt yüksek kalorili abur-cubur sayılan atıştırmalıklara oranla özelliklede hamilelikte sıklıkla hissedilen acıkma hissine karşı anne adayının kendisini daha uzun süre tok hissetmesini sağlar. İçeriğindeki kalsiyum ve aminoasitler sayesinde hamilelik sürecinde oluşan fazla yağların yakılmasını sağlar. Bunun yanında kasları kuvvetlendirir. Bununla birlikte gereksiz yağların dışarı atılmasında da yağ hücrelerine katkıda bulunmaktadır. Yoğurtta bulunan faydalı bakterilerden laktobasiller, vajinada candida üremesini önleyerek bu oluşuma bağlı vajinit adı verilen akıntılı bir sağlık probleminin oluşumunu önler.

Yoğurt ayrıca menopoz döneminde görülen terlemeleri azaltmak için de tavsiye edilmektedir. Yine bu dönemde görülen kemikle ilgili problemlerin riskini azaltmak için tüketilmeye devam edilmelidir. Yoğurt; bilinen tüm faydalarının yanı sıra içerdiği çinko ve laktik asit sayesinde cildin gözeneklerini açar, üzerindeki ölü hücrelerden temizler ve cilde sağlıklı bir parlaklık sağlar, ayrıca saç sağlığı için de faydalıdır.

Yoğurt daima suyuyla birlikte yenmelidir. Çünkü vitaminler yoğurdun suyunda bulunmaktadır. Yoğurdu suyuyla birlikte tüketmek, böbreğin görevlerine yardımcı olur.

 

 

 

 

Doç. Dr. Oğuz Özyaral

 

Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title