Çocuğum benden ayrılmak istemiyor!

Eğer çocuğunuz ayrılık kaygısı göstermeye başladıysa, öncelikle çok sabırla ve sevgiyle bu kaygısının çok normal olduğunu kendinize hatırlatın. Bu süreç ilgi ve sevgiyle atlatılırsa, çocuk annesinde “Hoşça kal” demeyi öğrenecektir.
Ayrılık alıştırmalarına ufak ufak başlayın. Örneğin “Ben gidiyorum” dedikten sonra önce kapının arkasına geçin ve sonra “Ben geldim” diye kapının arkasından çıkın. Böylece çocuk annesinin geri geleceği fikrine alışmaya başlayacaktır.
Çocuğunuzdan ayrılırken sizin de kaygınızı makul düzeyde tutmanız önemlidir. Çocuklar annelerinin vücut dilini çok güzel okurlar. Dolayısıyla şayet siz ayrılık esnasında kaygılanıyorsanız ve bunu yansıtıyorsanız çocuğunuz ayrılmanın kaygı verici bir olay olduğu mesajını alır ve o da kaygılanmaya başlar.
Üç temel kuralı unutmayın: sakin olmak, güven vermek ve sevgi vermek. Çocuğunuz sizden ayrılırken ağlamaya ve bağırmaya başlarsa sakin bir şekilde onu kucağınıza alın ve geri döneceğinize dair güven verin. “Seninle kalmamı istediğini biliyorum, ama şu an gitmeliyim. Geri geleceğim. Seni seviyorum” gibi basit cümleler bile çocuğu rahatlatır.
Kesinlikle çocuğunuza yalan söylemeyin. “Markete gidiyorum, 5 dakikaya geleceğim” deyip işe gitmek ayrılık sürecini kolaylaştırmaz, tam tersine çocuğun kaygısını arttırır. Çünkü bir dahaki ayrılma esnasında çocuk annesinin beş dakika sonra gelmeyeceğini bilir ve kendisini güvende hissetmez. Bunun yerine, nereye gittiğinizi ve ne zaman döneceğinizi ona açıkça söyleyin. Dönüş saatinizi onun anlayacağı bir dilden anlatabilirsiniz. Örneğin “Sen akşamüzeri uykundan uyandıktan sonra ben evde olacağım” gibi.
Kendi aranızda bir ayrılık ritüeli yaratabilirsiniz, örneğin “Hoşça kal” dedikten sonra burnunu 3 kez öpmek gibi. Bir süre sonra bu ritüel, çocuğa annesinin geri geleceğini anlamasına yardımcı olur.
 
Siz gitmeden önce evde çocuğa bakım verecek olan kişi ile çocuğun eğlenceli bir aktiviteye başlaması, örneğin yapboz veya resim yapmak gibi, ayrılık sürecini bir miktar kolaylaştırabilir.
Kaynak: Milliyet/Uzman Klinik Psikolog Ipek Gökozan
Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title