Bebekler neden ağlar?

Annelerin ortak derdi nedir diye sorsak aşağı yukarı hep aynı cevapları alırız. Bu cevaplardan ilki bebeğinizin ağlaması ve hiç susmamasıdır. Kimi zaman onun neden ağladığını anlayamaz ve onu sakinleştirmek için elinizden gelen her şeyi yapamaya çalışırsınız. Ama sonuç olumsuzdur.
Gözyaşları, bebekler için bir nevi sıkıntıların bir tür dışarı vurma biçimidir.

Bebekler neden ağlar?
Maalesef minik bebeğiniz ‘Aanne ben açım, oturmaktan çok sıkıldım, kıyafetimin etiketi sırtımı kaşındırıyor’ diye gibi daha sayabileceğimiz birçok derdini size söyleyemez. Onun yerine isteğini ağlayarak belli eder. ‘Anne sana ihtiyacım var’ demenin yolu bebeğiniz için ağlamaktır. Etiketten rahatsız olduğunu belirtebilmesinin yolu da… Daha birçok şeyin, aslına bakrsanız her şeyin… Fakat bazen ihtiyaçlarını karşılasanız da bir türlü susmaz, ağlamaya devam eder. İşte bu gibi durumda ne yapacağınızı bilmiyorsanız lütfen yazımızı okumaya devam edin.

Beceriksiz bir anne değilsiniz!
Bebeğiniz ağladığında annelik hormonu prolaktin harekete geçer ve hemen ağlayan bebeğinizi susturmak ve ihtiyacını gidermek için uğraşmaya başlarsınız. Çabalarınız boşa çıktığındaysa ise canınız sıkılır ve neden çocuğumu susturamıyorum diye kendinizi suçlar durursunuz. Oysa ki bebeğinizin ağlayıp susmaması annelik becerilerinize bağlı değildir. İşe ilk önce içinizi rahatlatmakla başlayın. Görünüşte bir sebep neden olmasa bile ağlaması gayet çok normaldir. Bazen içinizde şüpheler oluşur ve bebeğimi doktora götürmeli miyim diye düşünüp durursunuz. Bu gibi zamanlarda tereddütte kalmayın ve onu doktora götürerek içinizi rahatlatın.

Bebeğinizi rahatlatmanın en pratik yolları
Her bebek için aynı yöntemi uygulayarak ağlamasına engel olamazsınız. Bazı yöntemlerse bebeğinizin moduna ruh haline göre belirli zamanlarda işe yarar. Önemli olan neyin, ne zaman işe yaradığını çözmektir. Bu şekilde hem kendinize hem de bebeğinize faydalı olabilirsiniz.

Anne karnına geri dönüş
Bebişiniz çok huysuz. Belki de ilk evini yani anne karnını özlüyor. Anne karnındaki amniyotik ortamının sakinleştirici etkisini bebeğinize bu dünyada da verebilirsiniz. Nasıl mı? İşte teknikler:
Bebeğinizi kolları aşağı doğru olacak şekilde battaniye ile kundaklayın.
Yan ya da yüzüstü yatarken bebeğinizi tutun ve ona dokunun.
Kurutma makinesini veya fanı çalıştırın. Çünkü anne karnında işittiği sesler bu seslere yakındır.
Bebeğinizi kucağınızda hafifçe sallayın. Ritmik sallama hareketleri anne karnındaki hareketliliğe benzer.
Emmesi için bir şeyler verin. Örneğin emzik bebekleri fazlasıyla rahatlatır.

Ellerinizi kullanın
Dokunmak beyindeki sinirleri uyararak bebeğinizi sakinleştirir. Özellikle hafif ama sürekli vuruşlarla dokunmak çok daha etkilidir. Bu yüzden bebeğinizi hep okşayın ve kucaklayın. Yanaklarını, sırtını, bacaklarını ve karnını sevin. Ya da kangru takarak bebeğinizle hep yakın temasta olun. Elbette ki bütün gün onu kucağınızda taşıyın demiyoruz. Ama ne kadar size yakın olursa o kadar mutlu bir bebek olur. Tabii eskisi gibi ağlamaz.

Konuşun
Yapılan araştırmalara göre anne sesi bebeği sakinleştirmek için en etkili yollardan biridir. Bu demek oluyor ki bebeğinizle konuşmaya hep devam edeceksiniz. Fakat ses ayarınızın çok yüksek olmamasına dikkat edin, sessiz sakin bir şekilde bebeğinizi bunaltmadan konuşun.

İçinizdeki pop star ruhunu dışarı yansıtın
Şarkı söylemenin sakinleştirici bir etkisi vardır. Sesiniz Norah Jones kadar güzel olmayabilir ama olsun bebeğiniz için siz bir pop starsınız. Sakince ona romantik şarkılar, ninniler söyleyin. Bu şekilde bebeğinizin vücudu müziğin ritmine kendini kaptırır. Kalp atışı ve soluk alıp vermesinin ritme göre şekillendiğini siz de fark edeceksiniz.

Ilık banyo keyfi
Belki siz uygulamıyorsunuz ama artık bir çok anne bebeğini sakinleştirmek için suyun mucizesinden yararlanıyor. Akan su sesi ve suyun tenle buluştuğu andaki sıcak etkisi bebeğinizi sakinleştirebiliyor. Hatta siz de duşa girerek bebeğinizle birlikte yıkanabilir, ten teması kurabilirsiniz.

Dikkatini başka yöne çekin
Yeni bir oyuncak ya da evcil bir hayvan alabilirsiniz. Bu şekilde bebeğinizin ilgisini çeker ve yeni bir şeyler öğrenmesine katkıda bulunursunuz. Ayrıca evinizin bir köşesine ayna koyun ve arasıra aynanın karşısına geçin. Bebeğiniz aynaya bakıp bakıp kendini inceleyecek ve huysuzluk yapıp sebepsiz nedensiz ağlamaları bir kenara atacaktır.

Serinkanlılığınızı koruyun
Sinirinizi bebeğinize yansıtmayın. Çünkü küçük bile olsalar gerginliğinizi hissedebilir ve daha da huysuz olabilirler. Böyle zamanlarda bebeğinizi sakinleştirmeye çalışmanız işe yaramayabilir hatta ters tepebilir. Çünkü bazı bebekler sinirlendikleri zaman kucağa alınıp sakinleştirilmeyi sevmezler. Bu durumdaki 3 aydan büyük bebeklere gerginlik anında ilk 5 dakika müdahale etmemek faydalı olabilir. Bir süre sonra zaten bebeğinizin kendi kendine sakinleştiğine şahit olursunuz.

İşe yarayan metodlarınızı seçip deneyin
Bebeğinizi sakinleştiren birkaç yol illaki bulmuşsunuzdur. Fakat her dakika yeni bir metod bulup uygulamayı denemeyin. İşe yarayan iki ya da üç metodu dönüşümlü uygulayın. Birini deneyin baktınız işe yaramadı ikinci metodu deneyin. Sürekli aynı yöntemi denerseniz göreceksiniz birkaç gün sonra bebeğiniz bu yönteme alışacaktır.

Bebeğinizi en rahat tutma şekilleri

Bebeğinizi tutmanız, kucağınıza almanız kendini güvende ve rahat hissetmesini sağlar. Bu sebeple size denenmiş en doğru tutma şekillerini veriyoruz.

Beşik pozisyonu: Dirsekleriniz 45 derece kıvrık, bebeğinizin başı dirseğinizin kıvrımına denk gelecek şekilde vücudunu boylu boyunca kollarınızın arasına aldığınız tutuş şeklidir. Bebeğinizin başını tutup okşarken bir yandan hafifçe sallayabilirsiniz. Bu şekilde hem sizin yüzünüzü görür hem de sakinleşir.

Oturur şekilde tutma pozisyonu: En güzel tutma pozisyonlarından biridir. Huysuz olduğu zamanlarda bu şekilde tutarak dikkatini kolayca dağıtıp gerginliğini giderebilirsiniz. Ayakta dururken bebeğinizi size sırtı dönük bir şekilde oturur pozisyonda tutun. Bir elinizle poposunun altından kavrarken diğer elinizle göğsünden sıkıca kavrayın ve hafifçe bir sağa bir sola dönerek sallayın.

Futbol pozisyonu: Bu tutma şekli bebeğinizin midesine baskı yaptığından gaz çıkarmasına yardımcı olur ve rahatlamasını sağlar. İlk olarak bebeğinizi yüzüstü kollarınızın arasına alın. Yüzü kol kıvrımınıza denk gelsin ve diğer elinizle bacaklarının arasından tutarak destekleyin.

Omuzda tutma pozisyonu: Tıpkı az önce söylediğimiz pozisyon gibi bu tutma şekli de bebeğinizin gaz çıkarmasına yardımcı olur. Yapmanız gereken bebeğinizin başını omzunuza gelecek şekilde koyup poposunun altından desteklemektir. Tabi, bir yandan da başını tutmalısınız.

Kalp kalbe tutmak: Bu pozisyonda bebeğiniz kalp ritminizi duyar ve kendini size daha yakın hisseder. Bu yüzden bebeğinizi dik ve başı kalbinizin hizasında gelecek şekilde tutup ve pışpışlayın.

 

 

kaynak: gazetevatan.com

Yazıyı Oylayın


Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading...
Menu Title